|
||
| -Felsefe dedikleri nedir ki,belli bir tanımı var mı? - “felsefe kavramı üzerinde ortak bir tanım verilmesi söz konusu değildir.Öyle ki,felsefe üzerinde yorum yapan ya da onu anlamaya çalışan iki filozof arasında bile ortak bir felsefe tanımı mevcut değildir.Bu nedenle herkesin kendine özgü bir felsefe tanımı ve anlayışı söz konusudur.”” Felsefe,üzerlerinde henüz belirli bir bilginin var olmadığı konularda kurgular yapmaktır.” -Herkes felsefe yapabilir mi,ya da bir insanı hayat görüşü felsefe olarak kabul edilebilir mi? - “felsefe,asla herkesin işi değildir;ancak dünya görüşü ile hayat görüşü herkesin işi olabilir.Fakat felsefe,dünya görüşünün aynı değildir. felsefe,dünya karşısında alınan belli bir tavrın,derinleşen bir varlık bilincinin kavramlara ve düşüncelere bürünen düşünsel ilişkilerin bir ifadesidir.” -Felsefe aklımıza gelen her soruya cevap verebilir mi?Örneğin insan nedir,var olduğunu düşündüğümüz şeyler gerçekten var mıdırlar,öldükten sonra bir yaşamımız olacak mı,gibi binlerce soru var. - “felsefe,ne kadar istersek isteyelim,bu kadar çok soruyu karşılayamaz;ama hiç değilse,dünyaya karşı olan ilgimizi büyütebilir ve bize,gündelik nesnelerin yüzeylerinin hemen altında ne kadar garip ve şaşılacak şeyler bulunduğunu gösterebilir.” -Felsefe yaparken izlememiz gereken bir yöntem var mı? -Var. “felsefede dürüstlük son derece önemlidir.Dürüstlük,bir yöntem olarak algılanmalı,felsefe çalışmalarında bu yönteme uyulmalıdır.”Ayrıca, “nasıl ki matematik,fiziğin aracı ve yöntemi ise,Mantık da felsefenin bir aracı ve yöntemidir.”” Sonrasız doğruluk ve salt bilgi ancak matematiktedir.Felsefe de kendisini matematikteki gibi doğru ve dakik olan önermelerle sınırlamalıdır.” -Felsefe yapmak,bilimden uzaklaşmayı gerektirir mi? -Hayır,çünkü “felsefe olmasa bilimler,birliği olmayan bir küme,cansız bir bedendirler.” -Felsefe ile din çelişir mi? -Bazılarına göre,” felsefeye gitmek için ilk adım,imansızlıktır.”Ancak kimisi ise “felsefe,bilim ve din birbirine aykırı olamaz;çünkü gerçek gerçeğe aykırı olamaz.” “İnancı; akıl,bilim ve felsefeyle zorlamak mümkün değildir.”demektedirler. -Felsefe eğitiminin amacı nedir,nasıl felsefe yapılabilir? - “felsefe eğitiminin amacı,felsefeyi değil,felsefe yapmayı öğrenmek;düşünceleri değil,düşünmeyi öğrenmektir.”” felsefe yapmak için,felsefeyi yapmış ve onu doruğuna çıkarmış olan büyük düşünürlerle birlikte düşünmek gerekir.”” Felsefe,bizi alçak gönüllü olmaya davet eder ve bilgi sandığımız şeylerin her zaman öyle olmadığını bize düşündürür.” -İlk felsefi düşünce nasıl ortaya çıkmış? - “İnsan “bu dünya nereden gelip nereye gidiyor?”,”İnsanın bu dünyadaki yeri ve anlamı nedir?”gibi metafizik nitelikteki soruları öteden beri kendi kendisine sormuş bunların yanıtlarını da söylencelerde,dinsel tasarımlarda bulmuş,bunlara oldukları gibi inanmıştır.”” M.Ö. VI. Yüz yılda İonia’da başlayan eleştirel tutum,”Varolanlar üzerine yöntemli bir düşünme” olan felsefeye yol açmış.” İlk felsefi düşünceler doğa üzerinedir.İnsan üzerine düşünme M.Ö. V. Yüz yılda Sofistler’le başlamıştır.” -Felsefe öğrenmenin ya da yapmanın ne yararı vardır? - “felsefe, düşüncenin mikroskobudur. “”felsefenin insanlara,yaşamaya başlarken de,ölüme doğru giderken de söyleyecekleri vardır.””felsefenin özü,her yerde özentiyi kötülemek ve onun karşısına doğayı koymaktır.”” felsefe kin gütmez;sizin boş çabalarınıza sakin sakin güler,kendinize benzetmek için aptallaştırmak istediğiniz insanları tatlı tatlı aydınlatır.” Not: Diğer Ürünler için,”Oruç Baba Ürünleri Nerede ve Kaça Satılıyor?”(Ve Saire bölümüne )bakabilirsiniz. |
||
|
||
| Merhaba Oruç Yıldırım. Bir ilkenin katılığı kendi ilkeminde yavanlık derecesini korur. O halde, sözlerin takırdadığı şu durumda bile hangi çağıl öğreti ile felsefi bir anlam oluşturma azmi ve hevesine koşulabilir... Zira katılık bir kanıdır, derece bir kanıdır, ilkeli bir kısaltım... Yorumlar, ruhsal izmler ve çerçeveleri gibi akışkan temel giderler... Gelenler çok önceden gelmişlerdi. Biz sanıcıyız ya o bakımdan, hepsini sandık. Sandık dolumu bilgi ile yapılıyor.... Sandık bir kuram olmasın, bir yorum... O halde başa dönmeliyiz, Olgulardan çok daha başa.... ilk belirginlik sağlanmadan görümümüzün enini yükseltmeliyiz... Esenlikle... |
||
|
||
| Sevgili Nihilast,etkileyici mesajınız çok hoşuma gitti.Yalnız şunu öğrenmek istiyorum,daha doğrusu anlamaya çalışıyorum:Olguların gerisinde olan nedir?Olguların gerisindeki bir gerçeklik mi,yoksa bir sanı mıdır? |
||
|
||
| Düş gücü mahsülü çekim önerileri yapabilirım... "Olmuş olan" koyma, kesme, düzenleme gık'ına boyun eğer... Bu bir görünen mahsuldür. Görüm eleklidir. Olma Ol-gu çekiminde donar... Donma var olma cüppesini sarınır... Cüppe olgu çekiminde yanar... Yanma var olma cüppesini sarınır... Cüppe çekinceli son ol-guyu yaratır.... Ol-gu oluş halindedir, bütünleme yoktur, hareketli düşüncedir, "ben"in düş gücü mahsülüdür... Ben ise bu durumu üstteki gibi izah ve tekrar eder... "Herşey kendine döner", pol-ilişi-tik hale gelen bir tanımlamanın ön-lüğü! Bunaltıcı çalımı cangıl cungul salınış! |
||