SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Psikoloji

Konu: Beni depresyondan kurtarin

Sayfa: [ 1 ] 2 3

26.09.2004 13:24:40


Kücüklügünden beri bu hastaligi tasiyorum. Her yolu denedim. Kurtulamiyorum bu hastaliktan. Yasadigim toplumda onlar gibi olmadigimi düsündüm onlarlar birlikte oldum, onlarla birlikte ictim.. Olmadi.

Cagreyi islamda aradim. Onlarla birlikte camiye gittim. 5 Vakit namaz kildim. Olmdi.

Az spor yaptigimi düsündüm.. Spor yapmaya gittim. Yine olmadi..

Ya nasil kurtulurum bu hastaliktan? Lütfen yardim edin. Cünkü beni cok kisitliyor.

26.09.2004 14:59:41
Sorununda ciddi misin ve sorunu doğru mu anladım bilmiyorum.Belki başkalarında kendini arıyorsun ve bu sorun yaratıyor,belki iyice bir kendi sesine yoğunlaşman ve ne dediğini dinlemen gerek.Ondan sonra insanlarla kendi olduğun yerden buluşabilirsin ve o kendinden(bahsettiğim kendi doğrularına sahip olmak yoksa içgüdüsel bir kendilik değil) uzakta kalmanın boşluğunu yaşamazsın belki.İslam sorunlarını çözmende ve hayatı daha doyurucu algılamanda yardım eder elbette ama sonuçta sana hazır bir hayat sunmaz ya da sensiz bir hayat sunmaz.Sen yaparsın hayatını ve şimdiki sıkılmaların aslında doğal,bir hayat böyle sıkıla,üzüle kuruluyor.Profesyonel bir yardım alsan iyi olur belki,illa belirgin ruhsal bir rahatsızlığının olması gerekmiyor bunun için.

26.09.2004 15:11:16
Ben hic bir yerde kendimi bulamiyorum.
Cesaretim var ama yapamiyorum. Mesela denizde uzaga yüzemiyorum. Panige giriyorum, hemen cikmak istiyorum.

Bunlar gibi yüzlerce seyler.. Ailem bu hastaligimla ilgili hic bir sey bilmiyor. Onlar benim korkak oldugumu zanediyor.


 

26.09.2004 15:46:24
Net olmamakla birlikte yirmili yaşların başındasın diye hatırlıyorum başka bir topikten.Uf, zor o yıllar ,insanı içinden,dışından her yönden sarıp yırtarak geçer,hatta bence 18li yaşlardan -buluğ çağ vs-çok daha zor bir dönem.Ve biraz öyle olması da gerekiyor,başkasından ödünç aldığın ,sığ bir yaşamı yaşamamanın önşartı gibi bir şey bu sıkılma.Yani sıkılman gerekiyor,sorman ve çözmen için,yüzeysel bir hayatı tüketmekten başka bir işlevi yaşadıklarına kazandırabilmen için. Bana sorarsan denizin ötesinde senin için bir şey olduğunu düşündüğün gün zaten yüzersin,korksan dahi.Profesyonel yardımı düşün.Sıkıntını hastalık olarak da tanımladığına göre böyle bir yardıma önyargılı da bakmazsın.Depresyonun bir çöküntüye yol açmadan önce (ama güvenilir bir doktor bul tabi)buna başvurmalısın sanki,psikiyatristler sonuçta kendini kendi önderliğinde tanıman ve çözmen için yöntem sunacaklar sana ve bunun yöntemleri için insanlık çok uzun bir süredir düşünüyor ve düşünüp keşfettiklerini bilimsel metodlara dönüştürüyor.Sonuçta ne gece sonsuza kadar sürüyor ne de gündüz,bir sürü gece ve gündüzden oluşuyor hayat.Yazmak ve okumak,yeni şeyler öğrenmek,ilişkiler-iletişim,yalnız kalıp düşünmek,inanç,spor yapmak(mutluluk hormonu vs salgılanmasına sebep oluyor,dinçleştiriyor,damarlarını iyice genişletip kalp krizi geçirtecek kadar değil tabi),uyumak ve uyanık kalmak,hayvanlarla doğayla birarada zaman geçirmek vs vs bir sürü yardımcı eylem var.Hayat zor ama çözümsüz değil.Hepsi geçiyor ,umutsuz olma.

Leonardo 26.09.2004 18:06:28
öfke adamım. t3 filmini hatırla. terminator nasıl adamın boğazını sıkıp sonra "hate is more usefull than despair" diyor. öyle. öfke çıkartmak en iyisi. yasyıkları yumrukla. ağzına yaktık sokup 5-10 dakka bağır. nefret mektupları yazıp yırt. ben şahsen yatağımı duvara dayayıp onda rocky yapıyorum. iyi gelmiyosa iyi gelinceye kadar yumruklamaya devam et.

depresyon bastırılmış hınç duygusudur. onu dışa vurmadan kurtulamazsın. bide tavsiye edeceğim bi kitap: louise l hay pozitif gücün büyüsü. sonra şimdinin gücü diye bi kitap var. bide ruhun yasaları...

meditasyon da iyi geliyor. günde 20 dakkadan başla bence.

denemeye devam et yani kendin için doğru yöntemi bulana kadar.

27.09.2004 13:49:34
Depresyon bastırılmış hınç duygusu falan değildir. Bireysel deneyimleri genelleyip sözlük anlamı kıvamında yazmazsak iyi olur.

Foturo; verdiğin denize girememe tanımı gibi birkaç örnek daha verirsen panik atak, obsesyon, fobik hastalıklar arasında ayrıma gitmeye çalışabiliriz...

Çocukluğundan beri olduğunu söylediğin bir durum muhtemel majör depresyon değildir. Daha önce profesyonel yardım aldın mı bilmiyorum; ama birşeyleri burada elimizden geldiğince açığa kavuşturup; doğru yardımı nerelerden ne şekilde temin edeceğin konusunda yardımcı olabiliriz sanırım...

27.09.2004 14:34:56
Doktora gitmek istedim ama yapamadim.
Hasta oldugumu kendime kabulendiremiyorum. Bu yazilari yazarkende cok zorlaniyorum. Herseyi yazamiyorum.

Neyse:
Cok insan arasinda rezil olma korkusu var.
Aniden heycanlanmalar var.

Telefon calinca kötü bir haber gelmesinden korma.
Ölmekten korkmak.
Ileri zamandan cok korkuyorum.

Korkma diyorlar. Elde olsaydi zaten korkmazdim Sad

Nasil basladigini tam olarak bilmiyorum. Kücükken az gelisiyordum ve cevremde herkes benimle alay etmeye basladi. Abim bile. "Sizce bunun yasi kac? 11!, hayir 14" Gibi seyler.. Kendi icime kapanmaya basladim. Onlar gibi olmadigimi ve sürekli eksiklerim oldugunu his ediyordum.

Isin en kötüsü 14-15 yaslarinda ayni siniftan bir kiza asik olmam. Hep ona uygun olmadim düsüncesiyle ona yanasamadim. 2-3 sonra onunda bende gönlü oldugunu ögrendim.

Sonra boyum iyice yükseldi.. Simdi 1.7 boylarindayim ama neye yarar Sad
Kendime olan güven yok.. Sadece neseli oldugum zamanlarda var.

Cevaplariniz icin cok saolun! arkadaslar.




 

27.09.2004 15:49:57
sevgili foturo,

olaya şöyle yaklaşalım. kendi kendine hasta olduğunu kabullenmek zorunda olduğunu düşünme. bu senin gerçekliğin hepimizin farklı zamanlarda yardıma ihyiyacımız olabilir. senin de şu an yardıma ihtiyacın var. bu yardımı bizler ne denli yapabiliriz bilemiyorum. dediklerin panik atak belirtilerine benziyor ve ciddi olabilir...bu bakımdan ben de mutlak surette profesyonel yardım almanı öneriyorum. buz'un dediği gibi psikiyatristler sana kendi çözümünü bulman için yöntem sunacaklardır. buarada utanacak sıkılacak bir şey yok. korkmak içgüdüsel bir eylemdir ve kimse korkmuş olmak için korkmaz. önemli olan korkularımzıın nedenlerini bilince çıkarmak onlarla yüzleşmektir. ancak bu takdirde onlarla başedebiliriz. bu ise teknik yardımı gerektiren bir şey. olaya böyle bak...gerisi hikaye...

sağlıcakla,    

27.09.2004 17:25:39
Anlattıklarından hemen net sonuca varmak mümkün değil gerçekten. Panik atak ve obsesif kompülsif bozukluk gibi hastalıklar geliyor ilk akla. Ayırıcı tanısı için iyi bir terapi süreci gerekir. Çocukluğunla ilgili verdiğin anamnez bunun depresyon olmadığını açıklar aslında bir noktada.

Doktora gitmekten çekinmeni çok iyi anlıyorum. Bu çok insanın içine sürüklendiği bir durum. Ama bununla yaşamayı istemiyorsan insanlarla yüzleşmeyi ve onlara karşı durabilmeyi göze almak durumundasın. Bu da tedavisi (iyiki) mümkün bir hastalık. Toplumun kısır bakış açısını gözönüne almazsan grip olmaktan farklı bir durum değil.

Eğer tedaviye karar verirsen terapistler önerebilirim. Öncelikle bir psikiyatrist tarafından tanının kesinleştirilip( gerekirse ilaç tedavisiyle desteklenerek) bir psikologla terapi en uygun kombinasyon olur...

Kendine iyi davran. Kim olduğun önemli değil "sen teksin"... Smiley  

27.09.2004 17:53:36
Bir insanın psikiyatriste gidebilmesi kendiyle yüzleşmeyi göze alabilmesidir,ayıplanacak değil illa bir şey yapmak gerekiyorsa takdir edilecek bir şey.Genelde ayıplanmasının da temelinde -belki de doğal bir güdü- kendi dayandıklarının sağlamlığından duydukları derin kuşku var.Aslında nasıl bedensel sağlığı için hastalanmadan da insan doktora gidiyorsa ruhsal sağlığı için de düzenli aralıklarla doktora gidebilir.Ayrıca ruhsal rahatsızlıkların önemsiz olduğu,geçiştirilebilir olduğu sanısı da tıbbi yardım almayı erteletiyor.Oysa bu rahatsızlıklar fiziksel rahatsızlıklara da dönüşüyor.Kalp ,ülser ve benzeri stres,sıkıntı kaynaklı bir sürü hastalık var.Direkt ölüm olasılığıyla doktor gereksinimi ölçülüyorsa ,ruhsal rahatsızlıkları itibariyle ölen insanlar da yok mu sanki.
Eskiden nasıldı bilmiyorum ama anladığım kadarıyla bugün psikiyatristler -varoluşçuluğunda yardımıyla oldu belki bu-hastanın kişiliğine müdahaleyi tedavi yöntemlerinin temeline oturtmuyorlar,tam tersine onun kendisini ortaya koymasına çalışıyorlar,Noir bunu daha iyi bilir tabi.Belki çekindiğin budur diye hatırlatmak istedim.

27.09.2004 23:49:24
foturo yardımcı olmak isterim ama birşeyler önererek bunu yapabilceğimi sanmıyorum..kendi tecrübemi anlatayım bu konuda daha iyi

lise zamanından geçen seneye kadar diyebilirim.depresif zamanlarımda hep alkol ve cigaraya başvurdum.yani kafam bozuk içeyim dağıtayım bulutları hesabı.çıkıp parkta yalnız başıma şarabımı içtiğim bile oldu.varsa dalgam üzerine patlatıyodum derin bi uykudan sonra o geceden hatıra hiçbir kötü şey kalmıyor.kendimi dinlemedim hiç o zamanlar.hep başkalarında aradım cevapları.

taki bu seneye kadar.şimdilerde izole edip bütün rutinlerden,kendimi dinliyorum,tartışıyorum.çözümler geliştiriyorum.o günler öyle garip ki.
sanki ayrı bir boyuttasın.arkadaşınla konuşuyorsun birşeyler anlatıyor.ama sanki sana değil başkasına anlatıyor.sen 3. bir şahıssın dışardan dinliyorsun.
takıma gidiyorum 2 eleman var dalga geçiyolar herkesle.bana da geliyor sıra.ama bir gram umrumda değil.anneme bile küfretse farkedicek durumda değilim.
o dönemde kendimi yeniliyorum.değişiyorum az da olsa.bilmem anlatabildimmi.

psikolog dediğin bence bunu yapar.yani kendini dinlemeni sağlar.yapabileceği fazla birşey yok zaten.sana senden başka yardımcı olacak yok.
 

deniz 28.09.2004 09:04:05
diyaloglarda kendini üçüncü bir şahıs olarak izleyebilmek bence iyi ve kazanılmış bir özellik.

bu, pek çok sorunla birlikte senin sorununu da çözebilir belki. ??

28.09.2004 13:43:10
Birçok psikolog çok daha müdahaleci terapi yöntemlerini seçer. Yolları göstermek yerine seninle o yollarda yürümeye kalkar.

Ancak kişinin kendi bulduğu çıkışlar herzaman daha değerlidir. Terapistin yapması gerekende tam budur aslında.

Üçüncü şahıs olarak dialogları izlemek de kafanı bir an sudan çıkarıp etrafında olup bitenleri nesnel olarak görmek anlamına gelir. Kendine dışarıdan bakabilmek (ki bu bir yetidir) çoğunlukla aslında öncelerden beri yanında duran çözümleri görmen anlamına gelir.

Sorun olan ne zaman seni yaşaman ne zaman üçüncü kişi olman gerektiğinin ayırdına varabilmendir. Yol göztericiye duyulan ihtiyaç sanırım bu sorundan ve üzerinde yol aldığı ince çizgiden kaynaklanır.

Fotura yapman gereken biryerlerden yakalamak ipin ucunu; sadece başlamak. Başlangıcın ötesi çok daha rahat ilerler...

deniz 30.09.2004 10:43:30
bi yöntemde korkuların üzerine gitmek.

bunu yaptığında korkularının balondan ibaret olduğunu anlarsın.

30.09.2004 11:12:14
Bende kokularimin üstüne giderek sorunumu cözmeye calisiyorum. Bu inanilmaz zor. Icim cok sikiliyor yapinca. Ama basarinca cok mutlu oluyorum.

Bide su var. Kokumu yenince yarin tekrar bastan baslamam gerekiyor.  


Sayfa: [ 1 ] 2 3