|
||
| William James (1842-1910) tarafından serd edilen bu teoriye göre fert, onu tanıyan diğer insanların zihinlerinde bulunan kendisi hakkındaki imajların sayısı kadar sosyal benliğe sahiptir. Fert toplumun diğer üyeleriyle mevcut normlar çerçevesinde farklı sosyal ilişkilere girmektedir. Her fertle kurulan ilişki bir diğerinden farklıdır. Bu durum ferdîn toplum içinde değişik veçheleriyle tanınmasını sağlamakta ve diğer üyelerin her birinin nazarında ayrı bir kimlik edinmesine sebep olmaktadır. Bu kimliklerin toplamı ferdîn sosyal kimliğidir. Böylece kimlik sosyal ilişkilerin bir neticesi olmaktadır. Sosyal kimliğin önemli bir sınıflaması Gordon tarafından yapılmaktadır. Buna göre, sosyal kimlik, ferdin diğer insanlarla paylaştığı temel sosyal kategorilerin ve kendisini diğerlerinden ayıran şahsi özelliklerinin kombinasyonu tarafından temsil edilmektedir. Bu teorinin bazı eksik yönleri vardır. Teori bir anlamda kümülatifdir. Vakalar birer birer toplanarak elde edilen sonuca sosyal boyut adı verilmiştir. Oysa sosyal bir unsur onu meydana getiren vakıaların matematiksel bir toplamı değildir. Bir başka eksiklik ise, toplumun sadece ferde atfettiği yargı esas alınmaktadır. Ferdîn diğer fertler tarafından algılanamayan veya bağımsız değişken niteliğindeki başka özellikleri de onun kimliğinde mutlaka etkilidirler. Böylece sosyal kimliğin sadece toplumun hakkımızdaki düşüncelerinden oluşabileceğini iddia etmek hatalı olmaktadır. Kaldı ki ferde sosyal kimliğini kazandıran toplumun diğer üyeleri de çoğu kere toplumsal boyuttan uzak sübjektif ve daima değişken bir tutum içinde olabilirler. Sabit bir nitelikte olmayan bu tutumun kalıcı nitelikte bir kimliği meydana getirmesi mümkün değildir. insanbilimleri |
||
|
||
Alıntı .. fert, onu tanıyan diğer insanların zihinlerinde bulunan kendisi hakkındaki imajların sayısı kadar sosyal benliğe sahiptir... ben bunları kişinin sosyal çevresinde taşıdığı maskeler olarak değerlendiriyorum.ferde sosyal kimlik tanımlama toplum tarafından değil kişinin kendi tercihi ile olur. zaten insan olmanın farkı da burda.. |
||
|
||
| bencede bunun her zaman maske ile ilgisi olmayabilir...insanin psikolojik durumu herzaman ayni olmayabilir,veya bulundugunuz sosyal cevreler ayni yapiyi icermez..ornegin ben hem cok neseli,vurdumduymazda olabilirim cok ciddi,etrafimdaki olaylara fazla duyarlida olabilirim bir baska zamanda..bu kisiligin bir parcasida olabilir_amadeusun dedigi gibi bazilari bunu maske olabilir.yani insanoglu tek tip bi kisilik barindirmaz,icinde cesitli renkler vardir..bu durumda,eger cok ciddi bi topluluk icindeyseniz icinizdeki ciddiyeti,yok cok eglenceli bir yerdeysenizde baska ozelliklerinizi ortaya koyarsiniz...bunlar konularlada ilgili olabilir bi grupta sadece futboldfan bahsederken,baska bi yerde kadinlar uzerine,diger bir yerdede siyaset uzerine yogun sohbetleriniz olabilir ve sosyal kimliginiz o gruplara gore cok farkliliklar icerir | ||
|
||
| bazıları için dediğiniz gibi. mesela bi deneyde herkes ücgen olan bi cisme kare demiş denekler de susup evet bu bir kare diye kabul etmiş. ama insanın kendini gerçekleştirmesi dediğimiz olayda bu olmuyo. bazı insanlar her yerde her zaman aynı olabiliyo. |
||
|
||
| Kişi onu tanıyanların değerlendirmelerine bağlı bir kişilik yapısına sahip değildir. Bu bir kişinini yapısını ya da herhangi bir özelliğini başkalarına dayandırmak olur. Sosyal kimlik kaçınılmaz gibi duruyor. Peki sayısı arttıkça özneye zarar veriyor mu? |
||
|
||
| yani bir kimliği yoksa insan daha net mi görür ? | ||
|
||
| insanın hayatı boyunca zorla peşinden koşturulduğu şey değil mi bu_? |
||
|
||
| olur... neden olmasın... paran varsa herşey güzel olur.... | ||