|
||
| Kişinin hayatta kalabilmesi; toplumsal kavramlar yerine kendi kavramlarını oturtup özgür bilince sahip bir birey olabilmesi( ki bu da az çok bir karşı durmadır); hatta güç istenci belirgin bir iktidara bile karşı durabilmesi adına "güç ister". Güç bunlar için bir istek sayılmasa bile özünde güç gerektirir. | ||
|
||
| noir aslında ne istediğine bağlı biraz da özgürlüğünün kısıtlanması. eğer çok iyi evlerde yaşamak, karayiplerde tatil yapmak, 3 tonluk jeeplere binmek istersen paran olmalı. para bulmak için ise paranın miktarı kadar özgürlüğün kısıtlanır. daha çok para kazanmak için üzerindeki iktidarlara o kadar çok boyun eğmelisin. bunu para yerine sevgi, mevki, düşünce vs. iktidarlar için de çoğalatabilirsin. ama bunlara talebin azalırsa güçlülere onların imkanlarından yararlanmak için daha az başvurursun. bu da şu demektir: ne kadar az güç talebim olursa o kadar çok özgür olurum. |
||
|
||
Bu bence biraz budist bir yaklaşım. Ne kadar az şey istersen o kadar az acı çekersin gibi.Ben elde etmeye çalıştığım, haklı olduğumu düşündüğüm şeyler karşısında engelle karşılaşırsam bunun için gücüm olması gerektiğini düşünüyorum. Verdiğin örneklerde haklısın. Ama sen bulaşmamaya çalışsan bile misal devlet yaşamının her noktasında var ve bir güç olarak var. Benim kastım buna yönelikti... |
||
|
||
| güce sahip olmanın getirdiği tehlikelerin sahip olmamanın getirdiği tehliklerden daha az olduğunu düşünüyorum. bir de güç için şöyle bir yaklaşım var: doğal güç yani talep edilmeyen, kendiliğinden olan güç. şuna benziyor: aslanın dişlerini ve gücünü ceylana karşı kullanması doğal güçtür. evrimsel süreçte bu tür güçler olması gerekir. bizler de katılım ve gönüllülük esasıyla meşru ve doğal güce kavuşup onu kullanabiliriz. ayrıca budistler ve hint fakirleri de bu olayı çözmüşler. onları burdan kutluyorum
|
||
|
||
Alıntı Bu bence biraz budist bir yaklaşım. Doğrudur, ne kadar az istersen o kadar az acı çekersin...ama başka bir açıdan da ne kadar bilirsen o kadar mutsuz olursun (acı çekersin)... Ne kadar az şey istersen o kadar az acı çekersin gibi.Ben elde etmeye çalıştığım, haklı olduğumu düşündüğüm şeyler karşısında engelle karşılaşırsam bunun için gücüm olması gerektiğini düşünüyorum. Verdiğin örneklerde haklısın. Ama sen bulaşmamaya çalışsan bile misal devlet yaşamının her noktasında var ve bir güç olarak var. Benim kastım buna yönelikti... O zaman bu noktada isteklerimizin neler olduğu ve ne kadarının kendimize ait ne kadarının ise sistem tarafından bize empoze edilen talepler olduğu sorusu önem kazanıyor. Ayrıca güç istemini ben de tehlikeli bulurum. Devlete ve tahakküme olan karşıtlığımın temelinde gücün tek elde bu denli yoğunlaşmasına karşı çıkışın etiği mevcuttur. Sen gücü ne için istiyorsun, kendi isteklerin sandığın kadar masum mu? Bunlar hep tartışma konusu. Bence doğrusu bireysel olarak güç istemekten önce gücün tek elde yoğunlaşmasına karşı çıkmaktır. Gücün yoğunlaşmasını sağlayan ve kurumlaştıran mekanizmalar olmadıktan sonra ne kimsenin güce ihtiyacı olur (istediklerini yapabilme bağlamında) ne de güçlü olamayanları ezen bir mekanizma. Ayrıca bu azla yetinmek yaklaşımını sadece budistlerde değil tasavvufta da görebilirsin. Tüketim kültürünün kölesi olduğumuz bir çağda bence çok da ufuk açıcı bir yaklaşım. sağlıcakla, |
||
|
||
| Evet; takdir edilesi bir bakış! İsteklerimizin ne kadarı bize ait sorusu gerçekten çok önemli! Gücün tek elde toplanmasına karşı çıkış da güç gerektirmez mi? (Burada kastım aynı modda bir güç değil ) Şu doğal güç kavramınıda ilk kez duydum ilginç bir yaklaşım irdelemek gerekir! |
||
|
||
| anlamadım...açarmısın? :huh: |
||
|
||
| Hangisini anlamadığını anlamadım :unsure: Herbirini açmak durumundayım. Öncelikle isteklerimizin çoğunun dayatmalar sonucu olduğunu düşünüyorum. Gerçekten sorgulanması ve içimize işlenmişliği görülmesi gereken bir sistem var ortada. Güç istemiyle ilgili olarak da; gücün amacı önemli demek istiyorum. Güç bir baskı unsuru olarak kullanılabilirken; ifade etme ve varlığını ortaya koyma amaçlı da kullanılabilir. |
||
|
||
tamam anladım...o zaman aynı yerdeyiz. seninle. ama şu güce karşı gücü başka bir şekilde formüle etmek gerekir gibi geliyor bana...bu konuda biraz düşünmek gerekir... sağlıcakla, |
||
|
||
doğal güç lafını ben uydurdum ![]() ... doğal güç kendine zarar vermez. çünkü içselleşmiştir. bu yüzden gücü kendi tabiatımıza nüfus ettirirsek sorun yaratmayabilir. belki burdan başlanılabilir ?? |
||
|
||
evet bu doğal güç kavramı işe yararmış gibi görünüyor... |
||
|
||
| bıreylerın baskılara dayanabılmesı ıcın bır gucunun olması gerektıgı ınancındayım ozgur ırade sahıbı bıreyın bır gucu olamzsa nasıl kı ben bır ozgur bıreyım dıyebılırkı baskı ve tabulara karsı cıkamadıktan ve onların altında ezıldıkten sonra nasılkı kendı dusuncesının varlıgını ortaya koyabılırkı.. ben dusunuyorsam ve fıkırlerımı ozgurce yazabılıyorsam paylasabılıyorsam ogrenebılıyorsam ve ogrendıklerımın karsıt goruslerınıde arastırıp kendıme gore yorumlayabılıryorsam benım dusunceme gore benım de var olan bır gucum var demektır.. |
||
|
||
| hmm olabilir. bir uzlaşma noktası bulmak zorundayız galiba
|
||
|
||
| tabıkı oylede denılebılır bızı yıpratıcak gucler var oldugu surece bızlerın de onlara karsı cıkabılecek guclerının olması lazım ve kaybedenın bız olamaması ınancındayım bızım kazanmamız lasım.. bunun ıcın savasmamız lasım ne kadar fazla ozgur bırey olursak o kadar baskı ve tabularla daha ıyı savasabılırız. benım dusuncem tabii... |
||
|
||
| Gücün doğru kullanımının kendine zarar vermediği düşüncesindeyim. Katışıksız, salt güç kavramı baskıyı ya da zarar görmeyi içinde barındırmaz. Bu kavramın içine rekabet, iktidar gibi kavramlar dahil edildiğinde güç kirli ve tehlikeli hale gelir... |
||