SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Felsefe Sohbetleri

Konu: Evrim Teorisi üzerine düşünceler

Sayfa: [ 1 ]

deniz 22.11.2006 00:07:40
Deniz:  insanın yaratılışı ve yaratılış gayesi tarih boyunca sürkli gündemimizde oldu.  dinler buna yanıtlar ürettiyse de her zaman sorgulanan bir felsefi konu olarak biliminde ilgisini çekti. işin ilginç yanı bilimin olaya müdahalesi taa 1800 lere kadar yani darwin e kadar ciddi bir şekilde olmadı. bu durum çok dikaktimi çeker.neden bu gecikmenin olduğunu bugün sorgulayacağımız bilinmezlerden biri olarak seçebiliriz.
diğer bir konu da ewrimci fikirler çok büyük bir tepki görmüştür. dindarların neden bu derce şiddteli tepki gösterdikleri de ilginçtir. yaratılışı hiç bir mecazi anlatıma ihtimal vermeden şipşak direkt oldu da bitti şeklinde algılamak mantık dışı bir olay.
yaratılış konuduan evrime kadar dinin kendi içinde şipşak yaratılış görüşü sergilenmezken darwinle bilrikte dindarlarınh bu görüşü sergilmeleri etki tepki sonucu   yanlış bir dogmatizme girmelerine sebep olmuşa benziyor. bu etki tepki ortamının yarattığı toz dumanı dağıtıp daha gerçekçi bir yorumlayış platformu yaratılmalı

asaf: şimdi ben bişey sorcam. iki görüşte de kademeli bi yaradılış vurgulanıyor mu?

deniz: diğerleini çok incelmedim ama islamda var. ki öncülleri de benzer şeyler söylüyor olmalı. en kaba olarak günler vardır bi kere. şu kadar günde şöyle yaratıldı vs. gibi. yani şipşak yaratılış hiç bir yerde yoktur. ayrıca sudan gelmeye çağrışım yapan ayetler olduğunu da hatırlıyor gibiyim. sonra dünyanın yaratılışı da evrimsel anlatılır. sizi nutfeden yarattım gibi sürec anlatan ifadelr vardır vs.
yani şipşakçılık yoktur. ama gel gör ki dindarlar nerden üretiyorlarsa evrim yok diyip işin içinden çıkarlar. allah ol dedi oldu gibi bi yaklaşım var sürekli duyduğumuz. ama böyle birşey yok. kuranda gösteremezler. allah ol derse olur gibi bir ifade var ama  bunun amacı allahın büyüklüğünü göstermek için bir güç ifadesidir.
dindarlar evrime karşı çımakla hjem kendi teolojilerine ters düşüyorlar hemde aptal pozisyonuna giriyorlar

Asaf: iç içe geçirilebilecek iki şey yani din ve evrim ? sanıldığı sandırıldığı gibi taban tabana zıt bi durum yok öyleyse?

Deniz: evrim çok açık bir mantık problemi. her şey değişir. bunu kim inkar edebilir.  değiştiği de aşikar. değişmeyen tek şey değişimdir.
insan yaşamı boyunca bile bir ton mutasyonlar görülüyor. bunların işe yararları ayakta kalıyor ve çoğalıyor. hatta bariz bir örnektir:
ingilterde endüstir devrimi sonrasında hava krliğiliği aşırı boyutlara varıyor. b durumda beyaz bir kelebek cinsi kuşlar tarafından seçilebilir olduğu için mutasyonla siyah olan beyaz kelebkeleer çoğalıyor ve hiç bir tane beyaz kelebek kalmıyor. daha sonra alınan önemlemlerle hava temizlendiğinde bu kelebek türü aslına dönüyor ve yeniden beyaz oluyor. bu kadar bariz örnekler var..
sonra ırklar ortada. dindarlar tüm insanların aynı anne babadan geldiğini söyler ama
ırkları incelediğimizde yaşadıkları coğrafyalara uygun olarak siyah beyaz vs. derilere sahip olduğunu görürüz.

Asaf: ben dine inanmıyorum şimdi gereksiz bi parantez gibi gelebilir ama bunlar değişimi ive ortama uyumu ifade etmez mi ? dolayısıyla kitaplarda yazanları kutsal olarak algılamıyorum.

Torq: insanoğlu dünyaya neden geldiğini, nasıl oluştuğunu araştırmaya başladığında o dönemin en akıllı insanları dini buldular ve insanlara bu konunun bir açıklaması olduğunu, tanrının bir insan gibi yeryüzünü yarattığını, bunları da sırayla ve 6 günde oluşturduğunu, kalan 1 günde de dinlendiğini söylediler. Bu durum daha sonraki kitaplara da girdi ama burada belirtilen 6 günün bizim anladığımız anlamda 24 saati ifade etmediği, tanrının bunu bir sürece bağlı olarak yarattığını açıkladılar.
Bu iddianın aksini kanıtlamanın olanağı yoktu ve tüm insanlar aslı mitlere dayanan bu öykülere inanmayı onları sorgulamamayı kabul ettiler çünkü henüz bilimsel yorumlar yapacak bilgi elde edilmemişti. Üstelik inanmanın getirdiği itaat duygusu hem yönetenlerin hem de sıradan insanların işine geliyordu.
Aradan geçen zaman insanların aydınlanma aşamasında bir devrim yarattı. Bir yanda 1789 devriminin getirdiği isyankar bakış açısı, öte yanda yeni buluşlar ve yerler doğruların yer değiştirmesini sağladı.
Artık kimse eski bilgilerden emin olamıyor, din kitaplarında yazılanları ve din adına konuşanları dinlemiyordu. Dinin bu kadar gerilemesi sonunda beklenen sorgulama evrimle geldi ve aslında tüm dinleri ve dindarları yok edecek bir tartışma başladı.
Senin yukarıda nedenini sorduğun ve anlamakta güçlük çektiğini söylediğin konu, çok hafife alınacak bir sorun değil aslında. Din bir kişinin yaşam biçimi ve belki de hayatının temelini oluşturduğunda, birisinin çıkıp "senin inandıkların ve hayatını yönlendirdiğin her şeyi bilen kitaptakiler yalanmış" demesi, o kişinin boşa yaşadığı anlamına geliyor.
Bu bilginin doğruluğuna inanmak istememesi kadar doğal bir şey olamaz. Yani havva ve ademin değil de bir çok yerde tek hücrelilerden değişim geçirerek hayvan ve sonra insanın oluştuğunu kabul edersek, bize öğretilen her şeyin yalan olduğu gerçeğiyle karşılaşırız.
Bu durumda, sadece adem ve havva değil, din kitaplarında yazılanların da yanlış olduğu ve bunların sorgulanabilirliği gündeme gelir. Doğrusu böyle bir durumda dindarların her şeyi külliyen yalanlamasını çok şaşırtıcı bulmuyorum.
Daha da ileri gidersek, eğer ileride evrimin somut kanıtlarla ve kesin olarak kanıtlanması halinde de bir çok kişinin bu durumu yalanlayarak bildiğine inanmaya devam edeceğini düşünüyorum. Bugün hala Ay'a gidilmediğini ve dünyanın yuvarlak olmadığına inananların varlığı gibi.
Ancak evrimin felsefi açıdan değişimle olan bağlantısı yani her şeyin değişmesinden yola çıkılarak diyalektik bir dizgenin bulunması da yine aydınlanma çağına kadar gider.
Bir konuda açılım önemli olacaktır diye düşünüyorum. Evrimi inkar etmenin bir arada aynı şeye inanmaya devam etme açısından önemi büyük. Yani herkesin inandığına inanma birlikte hareket etme düşüncesini getiriyor
Evrimsel bakış açısının büyük kitleleri harekete geçirmesinin zorluğu da buradan kaynaklanıyor. Senin biraz önce yukarıda saptadığın ve çok doğal olarak söylediğin "her şey değişiyor görmemek için kör olmak gerek" tarzındaki düşüncen aslında geniş kitleler ve düşünmekten hoşlanmayan insanlar için çok kolay değil.Bu nedenle de değişimin önderleri çok düşünen aydınlar ve bilgilenmekten üşenmeyen kişiler oluyor.
Bilginin sürekil değişimi ve belki de sonsuz oluşu, toplumda yaşayan statükodan ayrılmak istemeyen kişileri rahatsız ediyor. Çünkü değişim bir yandan belirsizlik anlamına gelirken öte yandan varolan ve kazanılmış olanların kaybı şeklinde yorumlanıyor
Bu durumda belirsizliğin bir çeşit tehdit olarak algılanması dindarlığın dogmatik yaklaşımıyla örtüşüyor.
Kendilerine sunulan bilginin değişmezliği ve bu durumun huzuruyla yaşayan insanlara " düşünün ve değişime ayak uydurun, bugün size söylediklerimiz belki yarın değişebilir " dediğimizde hemen tepki gösteriyorlar.
Çünkü bizim düşündüğümüz kadar hızlı düşünemiyor, kendilerini yeni koşullara uyduramıyorlar.
Bilgi denilen katkı maddesi de yeni bir binanın oluşumundaki çimento gibi elde edildikçe artan bir kavram. Her bilginin üzerine gelen bilgi, kendisinden öncekini hem tamamlıyor hem de biraz eskitiyor.
Sonuçta evrimsel düşünce ile hareket edildiğinde sürekli bir değişimin getirdiği sıkıntı nedeniyle toplumun geniş kitleleri rahatsız oluyor.
Bizler de bu rahatsızlıktan rahatsız olsak da, genel olarak yalnızlığımızı kabul edip kendimiz gibi yalnız insanları bulmaya, mutlu olmaya çalışıyoruz.

Sapiens: evrime inanıyorum ama inandığım darvinin evrimi değil ? darwinin tezi tanrıya rağmen oluşmuş bir evrim.

deniz: darwin tanrıyı dışlıyor mu ?

Sapiens: evet. büyüklerimiz abilerimiz bize küçükken darvini svmiyeceksin dediler.

Deniz: işte dindarlar bu hata içindeler. darwin ve evrimi karşılarına almakla
büyük hata yapıyorlar. hem kendi teolojilerine ters düşüyorlar hemde kendilerini saçma bir görüşe taraftar yaparak aptal konumuna getiriyorlar.
sen diyorsun ya “ben abilerimden böyle gördüm”. Ağabeylerin de bağnaz katolik hristiyan ağabeylerinden öyle gördüler. bağımsız fikir geliştirmeyi başaramıyorlar.

torq: benim bir sorum olacak sapiens.. evrim açısından bakıldığında evrim din kitaplarında yazlı olanların doğru olmadığını, değişmez denilen tüm dogmaların değişmek zorunda olduğunu söyler. ancak tanrının varlığı veya yokluğu konusunda bir yorum yapmaz. Bu durumda deistler yani tanrının varlığına inanıp dinleri dikkate almayanların evrime yakın olmaları gerekmez mi?

white_rabbit: butür durumlardan da mulaka birşeylerin başı olmalı sonu olmalı gibi düşünce oluşuyor ve bunu ne yapsak reddedemiyoruz. çünkü mantıklı gelmiyor. ters acıdan bakarsak bir baslangıç olması gerekir mi?? ya yoksa.. hiç se. insan hep çözümleyemediğinden korkmustur. ona tapmıstır güneş oldu ay oldu aslan oldu kaplan oldu. torq ne diyor kitaplar ne yazıyordu bilimden sonra yazılanlar sorgulanmaya baslandı. açıldıkça perdeler ve bakmayı bilen sorgulamaya müsait beyinler tüm bunlar kalkacak ortadan ve o zaman güneşe tapoanlar hadi len diycek güneş işte yıldız yani. kanıksanmışlık var ondandır ki ila bi baş olacak olmadıgını düşünün bi. herşey bizim dünyada olan biten gibi değil se? doğum ve ölüm yoksa??
iimdi bunu alın evrime koyun allaha uyarlayın insan çözümleyemediğinde korkuyor korktugunada son raddede allah diyor.

data_grrr: izin verirseniz ben başka bir açıdan bakmak girmek istiyorum.. dine güvenimiz yok tamam.. bi de bilimsel deneyleri incelemek lazım. evrimin bir bacağını da doğal seçilim oluşturuyor. ya da buna yönelik deneyler. böyle bir deneyde örneğin mutasyona uğramış gen taşıyan canlılar, normal geni olan  canlılarla beraber yaşadıklarında zamanla mutasyona uğramışlar arasında hızlı bir düşüş oluyor
ve bu da doğal seçilimin kanıtı olarak gösteriliyor. ama bir deneyin bilimsel olması için çelişkiler arz etmiyor olması lazım. afrika kıtasında 50 milyona yakın mutant adı verilen gen taşıyan insanlar bulunuyor ve bu o  insanların 20 yaşından önce ölmesine neden oluyor. hücre kansızlığı sebebiyle.. ama bu durumda deneye göre bu mutant genin topluluktan elenmesi gerekli. ama elenmiyor...  bu durumda doğal seleksiyona ne kadar kuşkusuz bakabiliriz? ya da bu nasıl açıklanabilir?

Sapiens 22.11.2006 10:21:05
Evrimcilerin de dindarlardan geri kalmadığı söylenebilir her ne kadar bir evrim e inansamda evrim henüz bir teoridir kesinliği yoktur yani buna rağmen değişşmez doğruymuş gibi davranılması evrimi eleştirenleri evrimi eleştirenlerin  tarzıyla eleştirmek hatta hakaret etmek ne kadar doğrudur evrimcilerde evrim karşıtlarıda olaya daha geniş bakabilmeliler

deniz 22.11.2006 10:46:24
aptap kelimesini hiç bir zaman hakaret amacı ile kullanmam.

çünkü aptallık seçimdir.

Sapiens 22.11.2006 18:22:30
deniz bey ben sizin yazınızla ilgili yazmadım bu mesajı

data_grrr 22.11.2006 18:51:39
evrim teorisi %100 geçerli bile olsa kesin olmayacaktır sayın sapience..evrimciler de zaten destekliyor bunu.. tüm bilim şubelerinde bu böyle aslında ama genelde halka bilim yanılmaz, bilimsel gelişim,bilimsel fetişizm pompalana pompalana ben bile (bilimle yeteri kadar ilgilenmiş olduğumu düşündüğüm halde) bilimin kesin doğru olabildiğini (kendisiyle çelitiğini görmeyerek ifademin) söyleyebiliyordum...

asaf 22.11.2006 18:52:16
bu arada "muhteşem sorularım va tespitlerimle"Smiley söyleşiye bambaşka bir derinlik katıyordum ki bağlantının azizliğine uğrayarak söyleşiden koptum.
siz de farketmişsinizdir; ben koptuktan sonra söyleşi epey kan kaybetmiş ve ilk başlardaki "veriminden" eser kalmamış:)
şaka bir yana, deniz ve torg arkadaşımdan, elimde olmayan nedenlerden dolayı söyleşiden ayrılmak zorunda kaldığım için, herkesin önünde özür dilemek istedim.
 

Sapiens 22.11.2006 19:03:31
Muhteşemsiniz mirim

26.11.2006 21:20:45
Bkz. Nokta dergisinin son sayısı

05.12.2006 11:36:27
Başka bir bakış açısıda benden. İnsanlar var oluşundan bu yana birşeylere inanmışlar. Din daima varlığını insanlar üzerinde korumuş çünki sizlerinde dediği gibi insanlar bilmediklerinden korkmuşlar. Yalnız kaldığımız zaman hep başka birşeylere sığınırız. İnananlar dua okurlar, yaratandan yardım isterler. Halbuki hiç bir yardım gelmez sadece içini rahatlatır. Sonuçta biz kutsal dinlerin sadece 2000 senedir varolduğunu biliyoruz. İsayla başlayan bir dönemdi bu ve gittikçe doğru sonuçlara ulaşıyor. Ondan önce herkes bambaşka şeylere inanırken şimdi dünyada aynı olgulara inanan insan sayısıyla kıyaslayamayız bile. Gün geçtikçe doğru sonuca yaklaşıyoruz evrim doğruluğu, gerçek yaratan, bilinmeyenin açığa çıkması. Hepsi gelecekte saklı. Ama biz evrime inanan insanlar olarak nasıl herşeyin bir anda olmamasını zamanla gerçekleştiğini düşünüyorsak bunuda bilmeliyiz.
      Ayrıca inanan insanların kendisiyle çeliştiği açıktır ki olağan üstü güçlere sahip yaratan bile dünyayı 6 günde yaratmıştır inancı varken onunla kıyaslandığında çok aciz kalan insan oğlunun nasıl bir anda bilgiye ulaşıp doğruyu elde etmesi beklenebilir


Sayfa: [ 1 ]