SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Nicelizm

Konu: Nietzsche'nin Müzik Üzerine Düşünceleri

Sayfa: [ 1 ]

15.09.2004 19:38:29
Yarattığı uçurumu bol düşünce evrenini çeperleyen sesler aleminde sıkça gezintilere çıkan, bu alemin derinliklerinden devşirdiği tez ve tespitleri insan aklının tanımı, ruhun oluşumu gibi konulara kullanan Nietzsche'nin yaşamında müzik büyük bir yer tutmaktaydı. İşte Lasserre, büyük düşünürün gençlik yıllarından bu yana ortaya koyduğu tezlerin içini deşmeyi hedeflemiş, ilk kitapta.
Nihilizmin doruklarını zorlayan Nietzsche, öncelikle referans aldığı Yunan tragedyası ve felsefi izlekleri doğrultusunda müziğin yaratımı, ruh üzerinde etkisi ve bu etkinin yaratı üzerindeki yansımalarını konu almaktaydı. Dönemin nihilist, küçümseyici ve sorgulayıcı Alman bakışı ile Nietzsche'nin deli dolu, kopuk ve farklı çokluğu bir içinde eritmeye çabalayan yaklaşımının örtüştüğü sınırları örneklerle yansıtmayı tercih etmiş Lasserre: " Müzik konusundaki bu nihilist dönem, her şeye karşı aşırı kuşkuculuk, İnsanca; çok insanca'da tam yankısını bulmaktadır. Nietzsche daha sonra orta yollu bir anlayışa varacaktır. İlk putunu, sadece müziği değil; genel olarak her tür estetik yaratıyı delicesine yerle bir ettikten sonra kendisiyle bir anlaşmaya ulaşır. Sanatta sağlıklı olanla olmayanın ayırdına varmaya çalışır. Olağanüstü bir açıklık ve kesinlikle klasik ile romantiğin karşıtlıklarını saptar. Eski müzikle yeni müziğin içinde yer alan duygu ve düşüncelerin karşılaştırmalarından en verimli sonuçları çıkartır. Çağdaş müzikçilerin dehalarını en ince ve çarpıcı biçimde niteler; çağdaş insanın hangi akıl ve ahlak disiplini ile estetik hoşlanmaya yer vereceğini araştırır; daha sonra da özel olarak kendine hakim, düzenli bir ruhun bakış açısı ile müziğin vereceği coşkuların ve zevklerin eleştirisini yapar. Varmış olduğu genel düşüncelere göre, kendi müzik anlayışının en olgun, en yanılmaz olduğunu da hesaba katarak iyi bir müziğin nasıl olacağı konusunda parlak kestirimlerde bulunur. Bütün bunlar yalnız sanatın geleceğini bağlayan sorunlar değil; aynı zamanda insan doğasının oluşumunu ilgilendiren sorunlardır. Müziği göklere çıkartırken olsun, onu çok aşağılarda bir yerlerde görürken olsun; öne sürdüğü kuramsal uçlarda Nietzsche bu sorunları en verimli biçimde harmanlamıştır. Çünkü o müziği ta içinde duymaktadır; bir uzman gibi konuşacak kadar müzik bilgisi vardır. Bu ince duyarlılığa, bu ciddi bilgiye ek olarak bir filozoftur da".
Lasserre, kitabı dokuz ana bölüme ayırmış. Bu ayrımı yaparken, ilk bölümlerde Nietzsche'nin 1871 tarihli, gençlik dönemi eseri "Tragedyanın Doğuşu"na ağırlığı vermiş olduğunu görüyoruz. Bu seçimde amaç, muhtemelen Yunan felsefesi ile Wagner'i, Schopenhauer ile Socrates'i aynı patikada yürütmeye zorlayan düşünürün ileri sürdüğü düşünceler arasındaki yarılmalara işaret etmek. Esriklik, "güzel", estetik ve ahlaki olanla Dioniosçu bir coşkuyu dönemin eserlerinden aynı bilekle tutup çıkarmaya çalışan Nietzsche'nin Wagner ile arasındaki nefret-hayranlık boyutunda gidip gelen ilişkisinden çok ilginç detaylar çıkarmış Lasserre.
Kitapta yer alan diğer ilginç bir bölüm ise, Nietzsche'nin Schopenhauer'ın müzik kuramı ile ilgili saptamaları, değerlendirmeleri. Schopenhauer'a göre müzik, diğer sanat dallarından farklı olarak bizde sonsuzluk, tamamlanmamışlık, sineztezik üretimler yaratır. Öyle ki sözleri aşar gider müzik; kimi zaman en müthiş ve çarpıcı kelimeler bütünü ile yan yana gelir de yabancılaşıverir. Lasserre, Nietzsche'nin bu kurama bağlılığını sorguluyor:
Lasserre, bu kitabı kurgularken ilk kitabı "Tragedyanın Doğuşu"ndan son kitabı "Richard Wagner Bayreuth'ta"ya kadar tüm eserleri taramış; ayrı yazılmış yazılar ve düşünürün ölümünden sonra bulunan eserleri de gözden geçirmeyi ihmal etmemiş. Büyük müzik adamımız İlhan Usmanbaş'a da bu eseri Türkçe'ye kazandırdığı için çok çok teşekkür etmek gerekiyor.
 

15.09.2004 19:45:17
bu kitapta var bende...
o da vizyona girecek, biliyorum bu sesi marcos..!

15.09.2004 19:45:58
O sesi bekliyorum..

ve magaradan cikacak olan .....haya  Smiley  


Sayfa: [ 1 ]