|
||
| ithakaya dogru yola çiktigin zaman, dile ki uzun sürsün yolculugun, serüven dolu, bilgi dolu olsun. ne lestrigonlardan kork, ne kikloplardan, ne de öfkeli poseidondan. bunlarin hiçbiri çikmaz karsina, düslerin yüceyse, gövdeni ve ruhunu ince bir heyecan sarmissa eger. ne lestrigonlara rastlarsin, ne kikloplara, ne azgin poseidona, onlari sen kendi ruhunda tasimadikça, kendi ruhun onlari dikmedikçe karsina. dile ki uzun sürsün yolun. nice yaz sabahlari olsun, essiz bir sevinç ve mutluluk içinde önceden hiç görmedigin limanlara girdigin! durup fenike'nin çarsilarinda esi benzeri olmayan mallar al, sedefle mercan, abanozla kehribar, ve her türlü basdöndürücü kokular; bu basdöndürücü kokulardan al alabildigin kadar; nice misir sehirlerine ugra, ne ögrenebilirsen ögrenmeye bak bilgelerinden. hiç aklindan çikarma ithaka'yi. oraya varmak senin baslica yazgin. ama yolculugu tez bitirmeye kalkma sakin. varsin yillarca sürsün, daha iyi; sonunda kocamis biri olarak demir at adana, yol boyunca kazandigin bunca seylerle zengin, ithaka'nin sana zenginlik vermesini ummadan. sana bu güzel yolculugu verdi ithaka. o olmasa, yola hiç çikmayacaktin. ama sana verecek bir seyi yok bundan baska. onu yoksul buluyorsan, aldanmis sanma kendini. geçtigin bunca deneyden sonra öyle bilgelestin ki, artik elbet biliyorsundur ne anlama geldigini ithakalarin. (çeviri: cevat çapan) |
||
|
||
| Duvarlar Düşünmeden, acımadan, utanmadan kocaman yüksek duvarlar ördüler dört yanıma. Ve şimdi oturuyorum böyle yoksun her umuttan. Beynimi kemiriyor bu yazgı, hep bu var aklımda; oysa yapacak bunca şey vardı dışarıda. Ah, önceden farketmedim örülürken duvarlar. Ama ne duvarcıların gürültüsü, ne başka ses. Sezdirmeden, beni dünyanın dışında bıraktılar. (1896) . Konstantinos Kavafis . |
||
|
||
| Pencereler Boş günlerde geçirdiğim bu karanlık odalarda dönenip duruyorum pencereleri bulmak için. Öyle rahatlaycacağım ki bir pencere açılsa Ama bir türlü ortaya çıkmıyor pencereler Ya ben ulamıyorum onları. Belki de Bulamamam daha iyi. Belki başka ikence olacak ışık Kim bilir neler çıkaracak karşıma . Konstantinos Kavafis . |
||
|
||
| Bütün hayatı simgesel bir dili üstelik içselleştirerek yorumlandırma geleneğinin gensel kalıntılarından mıdır nedir,Kavafis evrendeki şiirsel matemetiğin-varsa-,denklemini çok iyi kuranlardandır.Birbirinden çok uzak düşmüş anlam ilişkilerini rahatlıkla ve karşıya da ulaştıracak aracı sözleri bulabilmenin kıvrak zekasıyla ,üstelik şiirsel anlatımıyla diğer anlatımlar arasında kişisel bir sınır çizerek kurar.Saklı sözü açığa kendi sözünde çıkarmak yeteneğinin derinleştiği şairlerden biri Kavafis.Bildiğiniz kelimelerle bilinmedik şiirleri akla gelmedik formatlarla farklı ,başka anlamlara kaleminde dönüştürüyor.Öyle ki,aklınıza ilk gelen, bir simya işi mi bu gibi bir şey oluyor. | ||
|
||
| Aynı Kentte / Konstantin Kavafis Dedin, "Bir başka ülkeye, bir başka denize gideceğim. Bundan daha iyi bir başka kent bulunur elbet. Yazgıdır yakama yapışır nereye kalkışsam; ve yüreğim gömülü bir ceset sanki. Aklım daha nice kalacak bu çorak ülkede. Nereye çevirsem gözlerimi, nereye baksam hayatımın kara yıkıntıları çıkıyor karşıma, yıllarıma kıydığım, boşa harcadığım." Yeni ülkeler bulamayacaksın, başka denizler bulamayacaksın. Bu kent peşini bırakmayacak. Aynı sokaklarda dolaşacaksın. Aynı mahallede yaşlanacaksın; aynı evlerde kır düşecek saçlarına. Bu kenttir gidip gideceğin yer. Bir başkasını umma- Bir gemi yok, bir yol yok sana Değil mi ki, hayatına kıydın burada bu küçücük köşede, ona kıydın demektir bütün dünyada. Çeviren: Barış Pirhasan, Erdal Alova |
||
|
||
| Çok Ender Yılların, azgınlıklarının yıprattığı, belini büktüğü yaşlı bir adam, bitkin ağır ağır yürüyor dar sokakta. Ama evine girer girmez, gizlemek için yaşının o acılı halini, düşünüyor içinde hala sönmeyen gençlik ateşini Şimdi onun şiirlerini okuyor delikanlılar. Onların gözlerinde canlanıyor onun düşleri. Onun hayal ettiği güzellikte ürperiyor sağlıklı, şevket düşkünü beyinleri, güzel biçimli, dipdiri bedenleri. ******** Umutsuzca Büsbütün yitirdi onu şimdi arıyor Her yeni sevgilinin dudaklarında Sevdiğinin dudaklarını kucaklarken Bir başkasına aldansın istiyor Aynı çocuğa kendini hep ona veriyor sansın Büsbütün yitirdi onu sanki hiç olmamış gibi Çünkü kurtulmak öyle demişti o - kurtulmak istiyordu Hasta tensel eğlencelerin lekesinden Lekesinden tendeki utancın Vakit var daha diyordu -vakit var kurtulmaya Büsbütün yitirdi onu, sanki hiç olmamış gibi Düşlerinde, sanrılarında Başkalarınındudaklarında hep onun dudakları Yanıyor, yeniden duymak için tanıdık aşkı Konstantinos Kavafis |
||