|
||
| bilmem belki bilim-tıp mevzuuna girmiştir benim bilmiyor olmam girmediği anlamına gelmez peygamber efendimiz diyorlar ki sen ister inan ister inanma Muhammed şemseddin yeşil naklediyor kameri ayın 1 ile 15ci günü karınız hamile kalmasın ilerde çocuğun deli olma cinnet geçrime ihtmali vardır diyor ve bunuda hazreti Aliye söylüyor neden ya resüllah o gün cinnilere ayrılmış bir gündür diyerek uzun boylu izah buyurmuşlar imiş şimdi sen ister riayet et ister etme ben biliyorum ki şemseddin yeşil efendi kendisininde bir yerde ifade ettiği gibi bilim mevzuuna girmezse bir şey o şeyi söylemem demiştir. demek ki artık belki günümüzde bu bilim mevzuuna girmiştir zannedersem ehli merak araştırsın... söze yazıya dikkat edin garip garip yazılarla bana cevap yazmayın ki ben sadece size bunu nakletmek istedim kimseyede böyle yapın demiyorum.... |
||
|
||
| kameri ayI hangi ay...? | ||
|
||
| Kameri ay ve yıllara göre ifa edilen ibadetlerde ayın hareketleri gözlenmektedir. İslamiyet'te her yıl, 12 kameri aydan oluşur. Her ay ise, hilalin ilk görülmesiyle başlar ve hilal ilk görüldüğünde sona erer. Bir kameri ay 29 veya 30 gün sürer. Ancak arka arkaya birkaç kez 29 gün veya 30 gün sürmesi mümkündür. Peki ayın hareketleri nasıldır ve kameri ay hesaplanabilir mi? Ay, dünya çevresinde (ve kendi çevresinde !) saat istikametinin aksi yönde döner ve bir turunu 27.321661 günde tamamlar (yıldız ayı=sidereal month). Her iki süre eşit olduğundan, ayın hep aynı yüzü dünyaya bakmaktadır. Ancak dünya bu esnada güneş etrafında döndüğü için ay da dünya ile beraber güneşin etrafında dönmüş olur. Ayın görülmesi güneş ışınlarına bağlı olduğundan, bizim anladığımız şekliyle "bir kameri ay", güneşten bakıldığında ayın dünya etrafında dönme süresidir (kavuşum ayı=synodical month). Ayın dünya etrafındaki dönüş yönü ile dünyanın güneş etrafındaki dönüş yönü aynı olduğundan (saat istikametinin aksi yönü) bir kameri ay, ayın dünya etrafındaki dönüş süresinden daha uzundur. Aradaki fark da yine dünyanın güneş etrafında kat ettiği açıyla doğru orantılıdır : Ay yörüngesinin elips şeklinde oluşu; yörünge hızında değişimlere neden olur. Bu nedenle bir ay gerçekte, 28.9 ila 30.1 gün arasında değişebilir. (Muhammad Zuhdi'nin, Prof. M.H. Elnaby'nin çalışmalarına dayanarak hazırladığı ve ışık hızının hesabına dayanan sunusunda, yıldız ayı ve kavuşum ayı tanımlarını canlandırmalı olarak görebilirsiniz.) Astronomik olarak kameri ay, dünya-ay doğrusuyla dünya-güneş doğrusunun aynı hizaya gelmesi, yani aralarındaki düzlemin, ekliptik düzlemine dik açı oluşturmasıyla başlar ve aynı şartın tekrar oluşması ile sona erer. Bu şartın oluştuğu an, ayın yeniay (içtima, kavuşum) durumudur. Kavuşum anında, ay tam olarak dünyayla güneş arasına girer ve bu durumda ayın görülmesi imkansızdır. Kameri ayın başlangıcına ait fıkhi hüküm ise hilalin görülmesidir (ru'yet). Ru'yet ise daima kavuşumdan belli bir süre sonra gerçekleşir. Çünkü ayın kendisi ışık yayan bir cisim değildir ve ancak güneşten gelen ışınları yansıtmaktadır. Kavuşum anında güneş, ay ve dünya aynı hizada bulunduklarından ayın güneş ışığını dünyaya aktarması mümkün değildir. Ay bu noktadan ayrılarak doğuya meyleder ve oluşan açı ile ışınlar dünyaya düşmeye başlar. Hilalin görülebilmesi için, yansıyan ışığın, gökyüzündeki aydınlık seviyesinden daha parlak olması gerekir. Halbuki ay üzerindeki kraterlerın sebep olduğu pürüzlü yüzey, eğik gelen ışınları yutmakta ve böylece ay faz açısı yaklaşık 7º olana dek güneş ışınları dünyaya ulaşamamaktadır. Işık parlaklığının yeterli seviyeye ulaşması ve hilalin (dürbün/teleskopla) görülebilmesi için ise 8-10 derecelik bir açının oluşması gerekir. Çıplak gözle görebilmek için ise 9-11 derecelik bir açı gereklidir. Nem, sis, atmosferin ışığı kırma oranı ve gökyüzü aydınlığı gibi atmosferik olayların etkisi nedeniyle kesin bir açı tanımlanamamaktadır. Ayrıca ayın görülebilmesi, havanın açık veya bulutlu olmasına da bağlıdır. Ru'yet anındaki faz açısı (yukarıda bahsedildiği üzere) küçük olduğundan, ayın batışı, güneşin batışından az sonra gerçekleşir. Bu nedenle hilal, güneş battıktan 10-40 dakika sonra batı yönünde ve kısa bir süre zarfında (ay batmadan hemen önce) gözlenebilir. Bunun dışındaki şartlarda, yani gündüz vakti ve doğu tarafında görülen hilal, eski aya aittir (kavuşum öncesi). Hilalin eski aya ait olduğu, uçlarının sağ tarafa (doğuya) dönük olmasından da anlaşılabilir. Görüldüğü gibi, kavuşum anı objektif olarak tanımlandığından, günümüzün astronomi ilmiyle dakikası dakikasına hesaplanabilmektedir. Ancak ru'yet yani hilalin ilk görülmesi sübjektif olup, gözlemleyene ve atmosferik şartlara göre değişebilmektedir. Bu nedenle astronomik hesaplama ile ru'yet anını bulmak mümkün değildir. Ancak yukarıdaki bilgilerin ışığında denebilir ki; belli şartlar oluşmaksızın hilalin görülmesi mümkün değildir ve astronomi ilmi, en azından hilalin görülmesinin mümkün olduğu en erken anı söyleyebilir. Örneğin, 8 derecelik faz açısı oluşmadan ayın teleskopla bile görülmesi imkansızdır. Faz açısı dışında; ayın batış saati, akşam vaktindeki ay dikey açısı, bulunulan enlem, sıcaklık ve hava basıncı gibi faktörler de ru'yet kriterlerine dahil edilebilir. Bugüne değin, hilalin görülebilme kriterleri ile ilgili birçok araştırma yapılmış ve farklı araştırmacılar tarafından değişik şartlar ortaya konmuştur : |
||