SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Düşünceler

Konu: Kadınlar erkekler gibi para kazanma kaygısı taşır mı ?

Sayfa: [ 1 ]

torq 20.10.2006 22:46:47
Erkekler her zaman para kazanma, başkalarından daha iyi koşulları sağlama, işini kaybetme konusunda kaygılıdırlar. Bu kaygı ölünceye kadar onların peşini bırakmaz ama kadınların böyle kaygıları olduğunu sanmıyorum.
Kadınlar toplumun kendilerine yüklediği görev ya da yapılarındaki doğal durum (islami söyleşiyle fıtrat) nedeniyle mi bu kaygıları taşımıyorlar. Yoksa bu kaygıyı taşıyorlar da ben mi yanlış gözlemliyorum ?

son tango 20.10.2006 22:49:15
yalnız yaşayan,yada boşanmış çocuklu kadınları düşün bide..işin içine hayat girdiğinde ne kadının doğası kalır nedee fitratı..

denge 20.10.2006 23:32:30
Ben olaya para kazanmak, kazanmamak şeklinde bakmıyorum, birşey üretip üretmemektir mesele. Gözlemlediğim kadarı ile bugünün şehir hayatında adına "ev kadını" denilen ve ne anlama geldiğini hala çözemediğim -yani kişisel bakım yapmak kadar az zaman alır diye düşünüyorum eve yapılan bakım, haa bir de diğerleri sokak kadını mı oluyor bu arada?- bu durum modern şehir kadınını depresif hallere sokuyor, çünkü artık çamaşırın bile onbeş dakikada yıkanıp, kurutulabildiği, (reklama girmesin, son dönem makinaları böle de), tırnaklar kırılmasın diye mutfak robotlarının devreye girdiği, halıların oto yıkamacılar tarafından yıkandığı, kapısının önünün bir başka kadın tarafından süpürüldüğü... bu ortamda ne yapar ev kadını? Ben hep çalışmak konusunda eski kadınları örnek veririm, aslında onlar "çalışan kadın"dı diye düşünüyorum. Tarlaya eşiyle beraber giden, evde üretime katkıda bulunan, çocuğunun elbisesini kendi diken, hatta kumaşını kendi dokuyan kadın çalışan kadındır. Depresyon nedir bilmezlerdi onlar, çünkü depresyona girecek kadar beleşe geçirilecek zamanları yoktu. Şimdilerde sistem böyle işlemiyor ama.

Herneyse toparlayacak olursak bir insanın başına gelen en büyük bela; üretememektir. Gerçekten faydalı işlerle iştigal eden ama para kazanmayan bir çok kadın da kendini kurtarmıştır bana göre. Yani para kazanmaktan ziyade
üretmektir benim için esas.

Şunu da atlamamak gerkir ki, ekonomik özgürlüğünü kazanan bir çok kadının da koca derdi çekeceğini sanmıyorum. Bu yönüyle güç dengeleri bozulacağı için tehlikeli olabilir siz erkekler için. Biliyorsunuz gücün olduğu yerde adalet olmaz. Yaşasın Kötülük!

torq 20.10.2006 23:50:50
Bu konuya çeşitli açılardan yaklaşılabilir ancak benim üzerinde durduğum yanı şu şekilde;
1) Kadınlar bir erkekle birlikteyken para kazanmayı kendilerine ait bir şey gibi görmeme eğilimindeler. Yani en okumuş olanından başlayarak en bilgisizine kadar neredeyse tümünde erkeğin "getirmesi" gerektiği gibi bir düşünce hakim.
2) Kadınlar biriyle birlikteyken bir erkeğin kendilerini bırakacaklarını düşündükten sonra hayatta kalma konusunda kafa yormaya başlıyorlar. Yani o zamana kadar başkasından beklediklerini o andan itibaren ciddiye alıp " E ben şimdi nolacam ? " sorusunu soruyorlar
3) Bu aşamada iki olasılık gündeme geliyor; ya kendilerine bakacak yeni bir erkeği bulmaya çalışıyorlar ya da kendi başlarına kalsalar da destek olacak birilerini arıyorlar.
4) Yalnız yaşayan kadınların çoğu-özellikle alt düzeyde olanlar- erkeklerin zaaflarından yararlanıp kendi geçimlerini sağlama ya da gereksinimlerini karşılma yolunu seçiyorlar. Bazen de biriyle yaşama, ikinci kadın olma gibi düzenli bir hayatı kabulleniyorlar
5) Elbette bu durumun dışında kalan kadın sayısı da az değildir ama genelde kadınlara yalnız kaldıklarında ne yapacaklarını öğretmediğimizi, yalnız kalan kadınların da bu konuda kendilerine verilenlerin dışına çıkmadığını düşünüyorum.
6) Üretim konusuna gelirsek, bu durumda evde çalışan kadının ürettiği ve bu nedenle benim yukarıda yazdığım olasılıkların dışında kaldığı düşünülebilir. Ancak gerçek yaşamda ev işlerinin para getirebilmesi için bir yere temizlik yapmaya gitmek ve parayı o şekilde kazanmak gerekir. Evde oturup kocasının para getirmesini beklerken her türlü konforu sağlanmış kadının bu anlamıyla üretken olduğunu söylemek kolay değil.
7) Köyde çalışan kadının durumu ise farklı, orada çalışan kadın erkekten daha fazla üretiyor ve çoğunlukla parayı o kazanıyor diyebiliriz. Hatta erkekler kahvede tavla oynarken bütün üretim etkinliğinin kadınlarda olduğu durumların egemen olduğu bile söylenebilir.

son tango 21.10.2006 00:02:55
bunun kadının doğasıyla ilgili değil insanların tembelliği ile ilgili oduğunu düşünüyorum..şöyle ki;durumu ters yüz edelim ve dönemin,kadınların para kazanıp erkeklerin evde oturduğu hale sokalım..herkesin kafasında kadın kazanır erkek evde oturur fikri beynine kazınmış olsun,çalışan erkek bilhassa ayıplansın..allahaşkına,hangi erkek bu avantayı bırakıp çalışma derdine girecektir? yoksa kanında,geninde,otunda,bokunda durumundan değil..tamamen kolay yaşama güdüsü ve tembelliğinden kaynaklanmaktadır..

21.10.2006 01:02:14
Ben olaya para kazanmak, kazanmamak şeklinde bakmıyorum, birşey üretip üretmemektir mesele. Gözlemlediğim kadarı ile bugünün şehir hayatında adına "ev kadını" denilen ve ne anlama geldiğini hala çözemediğim -yani kişisel bakım yapmak kadar az zaman alır diye düşünüyorum eve yapılan bakım, haa bir de diğerleri sokak kadını mı oluyor bu arada?- bu durum modern şehir kadınını depresif hallere sokuyor, çünkü artık çamaşırın bile onbeş dakikada yıkanıp, kurutulabildiği, (reklama girmesin, son dönem makinaları böle de), tırnaklar kırılmasın diye mutfak robotlarının devreye girdiği, halıların oto yıkamacılar tarafından yıkandığı, kapısının önünün bir başka kadın tarafından süpürüldüğü... bu ortamda ne yapar ev kadını? Ben hep çalışmak konusunda eski kadınları örnek veririm, aslında onlar "çalışan kadın"dı diye düşünüyorum......

bu kısmına katılmıyorum.  gerçekçi olursak eğer, birşeylerin insana dair bireyin kendine dair üretilip üretilmemesi sistemin umrunda değil!
o kapısının önünü başkalarının temizlediği tırnagı bozulmasın diye robot kullanan ve vb gibi seyleri YAPMAYAN kadınlar belli bir sosyal sınıfa ait parası olan kısaca zengin kadınlardır -ki çalışmazlar- ev işi yapmadıklarından da zaten ev kadını değilllerdir.
eski kadınlar konusunda haklısın tabiki burada sadece köydeki kadınları örnek vermek yanlış olur.


kadının okuyup okumaması durumu ve hayata bakışı değişebilir master yapmıs ama hala erkekten herşeyi bekleyen aptal kadın cok-hoş buna aptal mı denir akıllı mı? o ayrı- ama ben bu olaya kesinlikle katılmıyorum

kendimden örneklemek gerekirse, ben çalışan ve yalnız yaşayan bir kadınım, sisteme göre gerçeğe göre ÜRETİYORUM -istenileni vermek- . sevgilimde oldu fakat şahsım adına ne ondan bişi bekler tarafım nede tavrım oldu.  ha  cevremdeki insanlar demiyor mu evlende kurtul bu hayattan para sıkıntısı cekme zart zurt bu benim kişiliğim değil - tabiki evlenilir yada vs. ama amaç bu olmamalı
  bir kadın olarak yada bilinçli bir birey olarak diyim, bir başkasına ne maddi ne de manevi muhtaç kalmak beni aşırı derecede rahatsız eder. neden ben kendime yetemiyim ki başkası bana baksın korusun vs..
özgüveni olmayan kendini her anlamda kurtaramamış ve kanıtlayamamış kadınlar evet dediklerinizi yapmaktalar.
azınlık olsa dahi eli ekmek tutan kendine yeten ve yeri geldiğinde adama siktir çekebilien kadınlar da var.
 bu kadınların illa zengin olması çok para kazanması gerekmiyor. yeterki kenilerine güvenleri olsun.
ben accayip para kazanmıyorum... geçiniyorum işte bi şekilde.. benim rahat olmamam için rahat yaşamam için bi erkeğe  ihyiyacım olacaksa bir yerlere yaslanarak yani sülük gibi yaşayacaksam hayatımı -ki o zaman bu hayat benim olmaz- hiç yaşamıyım daha iyi.
o zaman ne kadınlığımın anlamı kalır ne de bu beynin

torq 05.11.2006 19:16:07
Olaya bir de erkekler açısından bakarsak, rahatına düşkün olanların sadece kadınlar olmadığını da kabul etmek gerekiyor. Eve geldiğinde yemek hazırlanmış, çamaşırları yıkanıp ütülenmiş, temizlik yapılmış ve çocuk yetiştirilmişse fazla sorun kalmıyor. Para kazanan erkek kadına " sen çalışıp da ne yapacaksın, otur evinin kadını ol, zaten dışarıda seni sürekli taciz edecek erkeklerle başa çıkamazsın" diyerek sorunu kendi lehine çözmüş oluyor.
Böylece alan ve satanın memnun olduğu, toplumun da onayladığı bir durum gerçekleşiyor. Erkek zaten bu aşamada kendisini rahat hissettiği için bir anlamda kadının statüsünü de belirlemiş, kendisine bağımlı bir köle oluşturmuş oluyor. Kadın tüm gereksinimleri için erkekten para istemek, ona muhtaç hale gelmek gibi bir sıkıntıyı ölünceye kadar yaşamak zorunda kalıyor. Bu durumu onaylayan kadının ailesi de, " yediğin önünde yemediğin arkanda daha ne istiyorsun ?" şeklinde uyarılarla kadının evinde oturması için gerekli ortamı teşvik etmeye çalışıyorlar. Eğer kırsal kesimdeki bir kadınsa,"kocan sana ne yaparsa yapsın bizim evimize gelmeyeceksin!" diyerek kadının köleliğini onaylamış oluyorlar.

30.07.2008 21:43:44
alla ramed eylesin, parayı hep bizim avrat taşırdı. kaygıyıda ben taşırdım.

o ölünce, sadece para taşımaya başladım.

resesif 30.07.2008 21:45:11
valla erkek olsaydım ancak bukadar kazanma derdim olabilirdi. öyle böyle değil çok kazanmak istiyorum:D

nisan 30.07.2008 23:25:26
Elbette tasir. Evlilik denilen kurumda caga ayak uydurmustur zira.. Buna bir de cesitli yasam secimlerini,(yalniz yasam, acik evlilik vs.) eklersek kadin kuskusuz para kazanma kaygisi icinde olacaktir.


akrepv 30.07.2008 23:55:17
Tabii ki taşırlar bu kaygıyı, hatta extra olarak bu parayı biriktirme kaygısı da taşırlar, ve yine extra olarak biriktirdikleri bu parayı kocalarına kaptırmama kaygısı da taşırlar Smiley belki %*10/1 i de beceriyodur bu işi kim bilir laugh

liyenda 02.08.2008 22:34:41
İsitisnalar tabi vardır ama genelde kadınlar para kazanma kaygısı taşımıyor.İstedikleri egolarını tatmin etmek,kariyer yapmak,sıkılmamak,kafa dağıtıp meşguliyet eldesi,çevre edinmek,kocA bulmak,iş gördürmek gibi gayeleri var çoğunun.Bir takım ihtiyaçlarını karşılamak için aldıkları para onlara zaten yetiyor.Çoğu da kocasına güveniyor zaten.
Ama konuyu bir de şurdan ele alırsak durum tam tersine döner.Öyle kadınlar vardır ki evin geçimini sağlayan,durumu iyi olmadığı için kocasına yardım etmek zorunda kalan,kocası evde oturup çalışan,boşanmş evine çocuklarına bakan,evlenmek istemeyip yat kat almak isteyen,ailesine para gönderen...Bu böyle uzayı gider.Çevremizde temizliğe gelen kadınlar görmüşüzdür.Bu durumu en iyi onlarda görürüz.Bu insanlar para kazanma kaygısı taşımak zorundadır.Zira hayat şartları onları eler.

gobilibozo 09.08.2008 12:14:27
Taşıyan var taşımayan var,kaygı kavramı genelleştirilemez zira her insanda ölçüsü farklı seyreder,bu başlığı okuduğumda hemen aklıma arkadaşım geldi,kendisi,makul olan evlenme tekliflerini dahi geri çeviyor çünkü bir iş sahibi olmadan evlenemiyeceğini düşünüyor,neden kabul etmedin şimdi gül gibi çocuğu diyorum(kızarak) Tongue o da,daha bir işim bile yok nasıl evlenirim diyor,bilemiyorum bu derece sorumluluk sahiplenmesi doğrumudur,yanlışmıdır fakat artık geçim kaygısını herkes yaşıyor,kadına ve erkeğe biçilen görevler artık değişti,herkes herkesin görevini yapıyor.(bu yeni yapılanmanın faydaları ve zararları da vardır hiç şüphesiz,bu da ayrı bir tartışma konusu)


Sayfa: [ 1 ]