SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => İnsan

Konu: 78 Kuşağı

Sayfa: [ 1 ]

torq 24.10.2006 00:11:05
Benim de aralarında olduğum kuşağın yaşadıkları ancak bu kadar güzel anlatılabilir.

68 Kuşağı üzerine çok şey söylendi ama 78'lilerin adını bilen duyan olmadı. Onlar 12 Eylüle 20'li yaşlarda yakalandılar ve şimdi orta yaşlı oldular. Ne 68'liler gibi aşkla meydanlara dolma sevincini yaşayabildiler ne 88'lile gibi her şeye boşverip kendilerini kurtarma hırsını. Ne sevebildiler doyasıya ne dövüşebildiler hakkıyla. Uzun sürmüş bir intihardı onlarınki. Fırtına dindi etrafa savrulmuş portreler kaldı. Yanlış evlilikler, kaybolan dostluklar, dönek arkadaşlar ve hep yarım kalmış bir yürüyüşü tamamlayabilme hayaliyle tükettiler gençliklerini. Orta yaş geldiğinde intihar sürüyordu.

Can Dündar

Ben üniversiteye kaydımı yaptırmaya gittiğimde, kayıt memurunun çalıştığı masada bir genç oturuyordu ve ayaklarını sallayarak memurun sorularını sormasını bekliyordu. Ben memurun masasında oturan adamın ne işi olduğunu anlamaya çalışırken, bıyıkları aşağı doğru sarkan genç adam benim nereden geldiğimi, kalacak yerimin olup olmadığını, yer bulabileceklerini, yardıma ihtiyacım varsa çekinmememi söyledi. O zaman bu konuşmanın ne anlama geldiğini çözememiştim ama sonra başlayacak büyük bir kabusun habercisi olduğunu anlayacaktım.
Okulun ilk gününde büyük bir anfide hocanın gelmesini beklerken, duvarlar ve hocanın kürsününde milliyetçi sloganları gördüm. Bu sloganları yazanlar da etrafımızda nöbet bekliyor, konuşmayı yapacak olan Mehmet Gül'ü bekliyorlardı. Daha sonra MHP milletvekili olan bu zat, bize siyasal görüşümüz ne olursa olsun vatanını seven herkesin ülkücü olduğunu ve bu güne kadar yanlış yapmış olsak bile artık doğruları görmemiz gerektiğini anlattı. O gün hocanın gelmemesini de Mehmet Gül'ün konuşmasını da tam anlayamamıştım ama sonra bizden yardım adı altında haraç toplamaya, kendi gittikleri yerlere götürmeye çalıştıklarında hiç de kolay bir okul süreci geçirmeyeceğimizi anladım.
Okula gidiş geliş bir çeşit işkenceye dönüşmüştü ve herkes birbirinin siyasal görüşünü merak ettiği halde soramıyor, birisinin kendi görüşünü ülkücülere söylemesinden korkuyordu. Okulun her yerinde bu arkadaşlar kontrolü ellerinde tutuyorlardı çünkü iktidar onların siyasal görüşündeki bir hükümet tarafından yönetiliyordu. Bazı arkadaşlarımız siyasal görüşleri nedeniyle okuldan ayrılmak zorunda kaldı, bazıları direnip dayak yemeyi göze aldı. Evden çıkarken ailelerimiz eve dönüp dönemeyeceğimizden emin olamıyorlar, en küçük bir haberde ölüm haberimizi alma düşüncesiyle geriliyorlardı.
Aynı durum devrimcilerin egemen olduğu okullarda da sürüyor, orada da ülkücüler sıkıntı yaşıyor, her durumda öğrenciler baskı altında tutuluyor, zorla cenaze yürüyüşlerine götürülüyor, yurtlarda komitelere katılmaya zorlanıyordu. Bir süre sonra devrimciler bizim okulda güçlenmeye başladılar ve grup halinde okula girmeye başladılar. Bu durum ülkücüler için bir geri adım ve sıkıntı anlamına geliyordu. Bu kişilere gözdağı vermek için bir plan yapıp üniversitenin girişinde grup halinde gelen devrimcilere bomba attılar, 7 arkadaşımız öldü, bir çoğu da yaralandı, tarih 16 Marttı.

seda77 24.10.2006 10:15:03
1981 de babam hapishaneye girmişti.annemim kucağında pencereden demir parmaklıklardan baktığımızı,annemin kucağında volta attığımızı hatırlıyorum.sonrada babamın çıktıktan sonra nadiren anlattığı işkence hikayeleri.

asya 28.10.2006 13:32:09
Can Dündar'ın yazısı gerçekten çok güzel.
Torq'un yaşadıkları da çok etkileyici ve o dönemin öğrencilerinin yaşadıklarının iyi bir özeti.

(Bu arada Torq'u müthiş hafızası nedeniyle kutlamalıyım.   )

Evet 78 kuşağı çok zor bir dönem yaşadı. Aynı şeyi 68 kuşağı da söyledi, söylüyor.
Gerçekten çok can yandı, çok gözyaşı döküldü, ortada psikolojisi, fizyonomisi, öğrenimi, işi, aile düzeni bozulmuş yüzlerce insan kaldı.


Torq'u kastetmiyorum ama arkadaşlar ben "bizim kuşak çok çekti" edebiyatını sevmiyorum. Az gelişmiş bir ülkede sancıların yaşanılması kaçınılmaz ve her dönemde farklı sıkıntılar yaşanıyor.

Tabii ki gönül ister ki hiç yaşanmasın bunlar.

torq 30.10.2006 00:01:51
Türk Siyaset tarihine kara bir leke olarak geçecek ve adını o günün tarihinden alacak  olan "16 Mart Katliamı"  toplumsal açıdan bir darbe etkisi yapmıştı. O zamana kadar elindeki mevzileri kaybettiğini düşünen milliyetçiler, bu duruma bir dur diyebilmek için derin devletin mekanizmalarını hareket geçirerek eylemsel bir duruş sergilemişlerdi. Ancak bu duruşun bir işe yaramayacağı bir süre sonra anlaşılacak ve devrimciler tüm okula egemen olacak, kendilerine eziyet eden ülkücelere aynı davranışlarla karşılık vermeye başlayacaklardı.
Biz de bu arada bombalar,silahlar ve tehditler arasında ders çalışmaya, gençliğimizin güzelliklerini yaşamaya çalışıyor, sinema ve tiyatro gibi etkinlere katılmaya çabalıyorduk. Ancak o dönemde de hayat devam ediyordu, insan ilişkileri korkular ve endişeler arasında varlığını koruyordu. İnsan en kötü koşullarda bile kendisini sağlam tutmayı, yok olmamayı başarıyor.
Biz okulun 3. sınıfında okurken her gün yaklaşık 100 kadar insan ölmeye başlamış, Türkiye'nin bir çok yerinde kurtarılmış bölgeler oluşmuş, toplumun resmi kurumlarında da siyasal görüşler birbiriyle çatışmaya başlamıştı. Örneğin polisin bir kısmı Pol-Bir (ülkücü polisler) bir bir kısmı Pol-Der (devrimci polisler) dernekleşmiş, kendi yandaşlarını korumak ve kollamak üzere harekete geçmişlerdi. Aynı durum sendikalar ve öteki sivil toplum örgütlerinde de yaşanıyor, herkes birbirine hangi siyasettensin ? sorusunu sormak zorunda hissediyordu. Bu durumun bir kaos ortamı yaratacağı Türkiye dışındaki ülkeler ve ortadoğu politikalarını yönlendirenler tarafından anlaşılınca, gerekli düzeltmeler yapmak üzere bir plan hazırlanmaya başlandı ve "bizim çocuklar" harekete geçerek sivil yönetime son veren düğmeye bastılar. Tarih 12 Eylül'dü

son tango 30.10.2006 03:18:57
hergün 1000 ölü mü? abartmayı da geçmiş be torq..yılda 360 000 eder? herhalde yanlışlıkla böle yazdın..düzeltme gereği duydum

torq 06.11.2006 23:05:43
tango uyarın için teşekkürler, düzelttim ama yine de kesin rakam vermek zor.

deniz 06.11.2006 23:07:52
taner abi 100 de çok bee.. gel şunu 10 yapalım   buck2

torq 06.11.2006 23:18:37
10 hiç bir şey değildi deniz, malesef kurtarmaz  Smiley. Sadece bir kentte 10 kişi ölüyordu ama bu konuyu araştırıp yazmaya karar verdim.


Sayfa: [ 1 ]