|
||
| SEN YÜRÜRSÜN RÜZGAR YÜRÜR Sen yürürsün rüzgar yürür Sabahlar sığmaz olur gözlerine Her adımda çözülür bir karanlık Şafaklar çiçek sunar ellerine Gün tutuşur Dağlar aydınlanır Yeniden aydınlanır Yeniden canlanan bu yaşam Türküler dizer saçının tellerine Sen yürürsün rüzgar yürür Alıp savurur beni saçların En kalabalık alanlara götürür Bir cellat çıkar apansız Bir fidan yeşermeden çürür Ve kana bulanır ırmaklar Baştan başa geçer kentleri Kan temizlenir cellat ölür Sen yürürsün rüzgar yürür Mahpuslar soluğunla umutlanır Toprak çatlar Gökyüzü bıçak bıçak şimşeklenir Görkemli bir yürüyüş başlar içimde Ve bir tan vakti Kırılır bütün güzellik yasaları Ağaçlar aşk açar bahçelerimde Sen yürürsün rüzgar yürür Dallar eğilir Yapraklar secde eder yürüyüşüne Sular kabarıp dalgalanır Köpüklü başlarıyla selamlar seni Ve tanrılar kalır önünde Ne beyler ne krallar Seninle yazılır en büyük destan En güzel tarih seninle başlar Sen yürürsün rüzgar yürür Bir sevinç boylanır dünyada Çocuklar korkusuz büyür Kan boğulur susar Dokunup geçtiğin her kuraklık Yemyeşil bir vadiye dönüşür Sen yürürsün rüzgar yürür Bizi bu deprem günlerinde İnan ki bir şiirsiz yaşamak Bir de sensiz savaşmak öldürür Adnan Yücel |
||
|
||
| Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek Yarım kalan hiç bir yolculuk yok bu yaşamda Bir birine karıştırılan hiçbir boyut yok 15 yaş nedir ki yılların sözde çizilen anlamında Ya bir duygu selidir aralıksız ya da Bir inanç fırtınasıdır yüreğin Dirence açılan gençlik boylarında Bir devrin sembolü diyorlar şimdi adına Toprağa ölüm düştükten sonra hiroşima’da Tüm bitkilerden önce yeşeren bir Açelya Şimdi Kadiköy rihtiminda Neyi çagriştiriyor sana Sen söyle direnç çiçegi Neyi Bir köpük Onur ugruna Çürüyen irmaklar Henüz dile gelmedi Istanbul’u ezen suskunluğunda senin Gazetelerde Resimlerinle dolarken sayfalar Nedense Söyleşilerde yalnızca Beyin hücrelerine Yöneltiliyor sorular Sense ölüm rengine inat Kan maviliğince Susuyorsun Yalnızca geçmişin Gelecekteki O ölümsüz sesini yansıtıyorsun Hani o bin renkli açelyanın İnançlı sesini yansıtıyorsun Gülümsüyorsun susuyorsun Eyyyyyyyyyyyyyyyyyy Ovaların ateş ateş çölleştiği yerde Toprağın ırmak ırmak yüreklenişi sen Yarınlara selamını iletsin diye adın Damarlarına bağlanan yaşam Ölümü kucaklarken ellerinle Kopardın Kurtarmak için enginlerin anlamını Gökyüzünü yere indirdiğinden beri Ve silmek için bir damlanın yüzünü Bir okyanusu kucağına bastığından beri Adın bir Açelyadır Artık senin Koynuna ölüm Düşen tüm topraklarda Bir açelya Yepyeni sözcükler yeşeriyor şimdi Alnının ışıklı yamaçlarında Yüreğini işitmek gerek duymak için Soluğunu solumak gerek Her dalıp gidişinde Bin şiir Çıkarıyor belki gözlerin Yaşama gözlerinle dalmak gerek Bir devrin sembolü diyorlar şimdi adına Ve imgelerin en ulaşmaz doruğunda Ey herşeye bitti diyenler Korkunun sofrasında Yılgınlık yiyenler Ne kırlarda direnen çiçekler Ne kentlerde devleşen öfkeler Henüz elveda demediler Bitmedi daha Sürüyor o kavga ve sürecek Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek |
||