SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Okuma Odası

Konu: Sen Yürürsün Rüzgar Yürür

Sayfa: [ 1 ]

nurcan 11.09.2004 12:07:27
SEN YÜRÜRSÜN RÜZGAR YÜRÜR

Sen yürürsün rüzgar yürür
Sabahlar sığmaz olur gözlerine
Her adımda çözülür bir karanlık
Şafaklar çiçek sunar ellerine
Gün tutuşur
Dağlar aydınlanır
Yeniden aydınlanır
Yeniden canlanan bu yaşam
Türküler dizer saçının tellerine

Sen yürürsün rüzgar yürür
Alıp savurur beni saçların
En kalabalık alanlara götürür
Bir cellat çıkar apansız
Bir fidan yeşermeden çürür
Ve kana bulanır ırmaklar
Baştan başa geçer kentleri
Kan temizlenir cellat ölür

Sen yürürsün rüzgar yürür
Mahpuslar soluğunla umutlanır
Toprak çatlar
Gökyüzü bıçak bıçak şimşeklenir
Görkemli bir yürüyüş başlar içimde
Ve bir tan vakti
Kırılır bütün güzellik yasaları
Ağaçlar aşk açar bahçelerimde

Sen yürürsün rüzgar yürür
Dallar eğilir
Yapraklar secde eder yürüyüşüne
Sular kabarıp dalgalanır
Köpüklü başlarıyla selamlar seni
Ve tanrılar kalır önünde
Ne beyler ne krallar
Seninle yazılır en büyük destan
En güzel tarih seninle başlar

Sen yürürsün rüzgar yürür
Bir sevinç boylanır dünyada
Çocuklar korkusuz büyür
Kan boğulur susar
Dokunup geçtiğin her kuraklık
Yemyeşil bir vadiye dönüşür

Sen yürürsün rüzgar yürür
Bizi bu deprem günlerinde
İnan ki bir şiirsiz yaşamak
Bir de sensiz savaşmak öldürür

Adnan Yücel

 

nurcan 15.09.2004 07:52:42
Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek

Yarım kalan hiç bir yolculuk yok bu yaşamda
Bir birine karıştırılan hiçbir boyut yok
15 yaş nedir ki yılların sözde çizilen anlamında
Ya bir duygu selidir aralıksız ya da
Bir inanç fırtınasıdır yüreğin
Dirence açılan gençlik boylarında
Bir devrin sembolü diyorlar şimdi adına
Toprağa ölüm düştükten sonra hiroşima’da
Tüm bitkilerden önce yeşeren bir
Açelya
Şimdi
Kadiköy rihtiminda
Neyi çagriştiriyor sana
Sen söyle direnç çiçegi
Neyi
Bir köpük
Onur ugruna
Çürüyen irmaklar
Henüz dile gelmedi
Istanbul’u ezen suskunluğunda senin
Gazetelerde
Resimlerinle dolarken sayfalar
Nedense
Söyleşilerde yalnızca
Beyin hücrelerine
Yöneltiliyor sorular
Sense ölüm rengine inat
Kan maviliğince
Susuyorsun
Yalnızca geçmişin
Gelecekteki
O ölümsüz sesini yansıtıyorsun
Hani o bin renkli açelyanın
İnançlı sesini yansıtıyorsun
Gülümsüyorsun susuyorsun
Eyyyyyyyyyyyyyyyyyy
Ovaların ateş ateş çölleştiği yerde
Toprağın ırmak ırmak yüreklenişi sen
Yarınlara selamını iletsin diye adın
Damarlarına bağlanan yaşam
Ölümü kucaklarken ellerinle
Kopardın
Kurtarmak için enginlerin anlamını
Gökyüzünü yere indirdiğinden beri
Ve silmek için bir damlanın yüzünü
Bir okyanusu kucağına bastığından beri
Adın bir
Açelyadır
Artık senin
Koynuna ölüm
Düşen tüm topraklarda
Bir açelya
Yepyeni sözcükler yeşeriyor şimdi
Alnının ışıklı yamaçlarında
Yüreğini işitmek gerek duymak için
Soluğunu solumak gerek
Her dalıp gidişinde
Bin şiir
Çıkarıyor belki gözlerin
Yaşama gözlerinle dalmak gerek
Bir devrin sembolü diyorlar şimdi adına
Ve imgelerin en ulaşmaz doruğunda
Ey herşeye bitti diyenler
Korkunun sofrasında
Yılgınlık yiyenler
Ne kırlarda direnen çiçekler
Ne kentlerde devleşen öfkeler
Henüz elveda demediler
Bitmedi daha
Sürüyor o kavga ve sürecek
Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek
 


Sayfa: [ 1 ]