SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Felsefe

Konu: Kavramlar ve Tasarımların Tasarıları: Algılar

Sayfa: [ 1 ]

10.10.2006 16:05:43

Kavramlar ayrı bir tasarımlar sınıfı oluşturur. Bunlar yalnızca insan usunda vardır, şimdiye dek göz önünde tuttuğumuz algı tasarımlarından baştan sona farklıdır. Dolayısıyla, dürüst konuşursak, onların doğasına ilişkin apaçık bilgiye hiçbir zaman ulaşamayız. Onların doğası bakımından, olsa olsa soyut, tutarlı olmayan bir bilgiye ulaşabiliriz. Öyleyse, deneyden algı tasarımlarından oluşan gerçek dış dünya anlaşılırsa, kavramların deneyle doğrulanmalarını ya da algının nesneleri gibi göz önüne ya da imgeleme getirilmelerini istemek saçma olacaktır.

Kavramlar algılanamaz, olsa olsa düşünülebilir, yalnızca insanların kavramlar aracılığı ile ürettiği etkiler gerçekten deneyin nesneleridir. Dil, bile isteye, tasarlayarak eylem, bilim, bunlardan kaynaklananların tümü bu tür etkilerdir. Dış deneyin bir nesnesi olarak konuşma yetisi çok kapsamlı bir telgraftan başka bir şey değildir. Bu telgraf keyfi imleri büyük bir hızla, büyük bir ustalıkla iletir. Peki bu imler nasıl anlam yaratır? Onlar nasıl yorumlanırlar? Biri konuşurken biz onun sözlerini, imgelemde o anda resimlere mi dönüştürüyoruz? İmgelem yıldırım hızıyla geçmişe uçup sözcüklerin akışına, dilbilgisi çekimlerine göre onları birbirine bağlayıp, devindirip, biçimlerini değiştirip ayrıntılı olarak onların resmini mi çiziyor? Öyleyse biz bir konuşmayı dinlerken ya da kitap okurken kafamızda kim bilir nasıl bir kargaşa oluyordur. Ama gerçekte böyle olmaz. Konuşmanın anlamı doğrudan, açık seçik kavranır, genelde düşlemler bu işe karışmaz. O, usun usla kendi yetki alanı içinde konuşmasıdır. Onun ilettikleri, aldıkları soyut kavramlardır, algıda bulunmayan tasarımlardır. Bunlar bir kere oluşturulur her zaman için geçerli olurlar. Sayıları da oldukça azdır. Gene de gerçek dünyadaki sayısız nesnenin tümünü sarıp sarmalar, içerir, temsil ederler. Bu, konuşma organı olsa bile, bizimle ortak algı tasarımları olsa bile bir hayvanın hiçbir zaman konuşamamasının nedenini kendi başına açıklar. Sözcükler öznel bağlaşığı us olan belli bir tasarım öbeğini gösterdiklerinden onlar hayvanlara bir şey demez, sözler hayvanlar için anlamsızdır. Dolayısıyla dil, bizim akıldan kaynaklandığını düşündüğümüz bütün öteki belirmeler gibi, insanı hayvandan ayıran her şey gibi, bu tek, yalın öğenin, dilin kaynağı olmasıyla açıklanabilir: Bu öğe kavramlardır, algıda temsil edilemeyen soyut tasarımlardır, onlar uzam ile zamanda geneldir (bireysel değildir). Ancak özel durumlarda kavramdan algıya geçeriz, algıda kavramların temsilcileri olarak imgeler kurarız. Gelgelelim, imgeler hiçbir zaman kavramların hakkını vermez. [...]

Şimdi, kavramlar algıya ilişkin tasarımlardan temelde farklı olsa da, kavramların onlarla zorunlu bir ilişkisi vardır. Algı tasarımları olmasa kavramlar bir hiç olurdu. Öyleyse kavramların doğası ile varlığının tümünü bu ilişki kurmaktadır. Düşünme zorunlu olarak, algının özgün dünyasının bir kopyası, bir yinelemesidir. Gene de bütünüyle başka bir içerik içinde, özel bir kopya türüdür bu. Dolayısıyla, kavramlar, pek doğru bir biçimde tasarımların tasarımları diye adlandırılabilir. [...]

Arthur Schopenhauer


Sayfa: [ 1 ]