Başka bir dünya mümkün - Bu dünyayı birlikte kuracağız!
Yeni bir dönem olduğu söylenen 11 Eylül sonrası koşullarda yeni olan çok bir şey yok! 100 yıl boyunca dünyanın bir çok ülkesini bombalayan terörist ABD bu sefer de Afganistan'ı bombaladı. Irak, Kuzey Kore ve bir dizi ülkeyi de bombalayacağını beyan etti. Bu daha önce karşılaşmadığımız, yepyeni bir durum değil.
1990'lar boyunca Irak'ı, Somali'yi ve Sırbistan'ı bombardıman yağmuruna tutan ABD 11 Eylül'ü dünya hegemonyasını elde etmek için bahane olarak kullanıyor.
Bush'un sorunu ne Taliban ne de Saddam. Bush'un sorunu Çin, Rusya ve Almanya gibi ülkeleri hegemonyasına ikna etmek. "Ya teröristten yanasınız ya da teröre karşısınız" sözü, kendisi dışındaki emperyalist ülkeleri ABD askeri gücü karşısında diz çöktürmek için bir meydan okumaydı.
Yine de bütün bu savaş tamtamları arasında yeni olan bir şeyi gözden kaçırmamalıyız. ABD, Japonya ve Avrupa Birliği ekonomilerinde egemen sınıfları korkutan durgunluk! Üç büyük ekonomideki bu eşzamanlı durgunluk tüm dünyada bir belirsizlik ve istikrarsızlık yaratıyor. ABD bu belirsizlik dönemini askeri gücünü kullanarak kendi lehine çevirmeye çalışıyor.
Grevler, isyanlar ve anti kapitalizm
Ama dünyayı sadece ABD bombaları sarsmıyor. Grevler, İsyanlar ve anti kapitalist hareket de dünyayı etkiliyor. IMF ve Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) gibi küresel sermayenin kurumlarının sefalet, yıkım ve ölüm programlarına karşı neredeyse dünyanın bütün bölgelerinde direniş gerçekleşiyor.
Arjantin bu mücadele dalgasının en son zirvesi oldu. Kendiliğinden halk hareketi devlet başkanını devirdi. IMF programlarına karşı ne yapmamız gerektiğini gösterdi. Arjantin'deki isyan, çağdaş toplumlarda devrimlerin ne kadar güncel olduğunu gösterdi.
Tüm bu mücadele dalgasını ortasında ise Seattle ruhu çok önemli bir dinamik. Anti kapitalist hareket küresel kapitalizmin kurumlarına karşı saldırgan ve doğrudan eyleme dayanan militan yanlarıyla öne çıkıyor. İki yılda milyonlarca insanı seferber eden eylemler ve toplantılarıyla, yarattığı anti kapitalist basın ve tartışma kültürüyle ve neredeyse sınırsız sayıda talebi ve grubu aynı eylemde birleştirebilme yeteneğiyle tüm dünyada emekçilere mücadele siteği aşılıyor.
Mücadelenin içinde yepyeni bir sol şekilleniyor. Bu sol, uzlaşmacı, yenilgici, milliyetçi fikirlere meydan okuduğu için yeni.
En önemlisi ise bu sol, küresel sermayenin askeri ve ekonomik terörü arasındaki, yani IMF DTÖ ve ABD ordusu arasındaki bağlantıyı başarılı bir biçimde kurduğu için çok önemli.
Seattle'da patlayan, Cenova'da doruğa çıkan anti kapitalist hareket, 11 Eylül'den sonra savaşa karşı örgütlenmeye başladı. İngiltere, İtalya ve ABD'de savaş karşıtı kitlesel gösteriler gerçekleşti. Cenova gösterisinden sonra İtalya'da mücadele düzeyi tam bir patlama yaşıyor. Türkiye bu atmosferden kopuk değil, olamaz. Bölünmüş ve güçsüz egemen sınıf sosyal patlamadan korkuyor. Esnaf eylemlerinin tekrarından, esnaf eylemleriyle işçilerdeki, öğrencilerdeki, kadınlardaki, Kürtlerdeki ve işsizlerdeki öfkenin birleşmesinden korkuyorlar.
IMF'ye karşı öfkenin keskinliği egemenleri ürkütüyor.
Hükümete, meclise karşı öfke daha önce benzeri olmayan bir biçimde yaygın. Halkın %80'i savaşa karşı.
Öyleyse yapılması gereken iş çok basit: Öfkenin açığa çıkması ve birleşmesi için örgütlenmek, kolları sıvayıp kampanya yapmak. Savaşı durdurmak, IMF politikalarını püskürtmek mümkün.
Dünyadaki mücadele deneylerini, savaş karşıtı hareketi, sosyalistlerin, savaş karşıtlarının, anti kapitalistlerin örtülenme araçlarını, sınıf mücadelesi tarihini ve Türkiye'de güncel durumu tartışmalıyız. İşte Marksizim 2002 bu tartışmanın platformudur. Harekete geçmek isteyen, değişim isteyen tüm aktivistler bu tartışma platformuna katılmalıdır. Marksizim 2002 toplantılarını birlikte örgütleyelim. Çünkü başka bir dünya mümkün ve bu dünyayı birlikte kuracağız!
Alıntı
|