|
||
| SON SÖZ ! DİNSİZLİK ve neticesi: D İ N S İ Z L İ Ğ İ N : yani bağsızlığın belli başlı 3 neticesi vardır ki : bunlar öteden beri bütün MÜTEFEKKİRLERİN hayalini bozup zarara uğratıp ruhlarını bunaltmış taciz etmiş tedirgin etmiştir bu üç halin: Birincisi: Ahlak fikrinin kaynagı ışığı İkincisi : İçtimaiyat (toplum bilimi) kandili ışığı Üçüncüsü de: Saadet fikrinin kandili ışığı bu Meseleyi YOLU ROTASI ve FELSEFİ delillerle ispat etmek için aşağıdaki mütalaatı yazmağa mecbur kalıyoruz Ahlak fikrinin ışığı : Bir içtimai kurul : bir çok kanunlarla kurulmuş MAKİNE ye benzer bu kanunların hulasa ve özü HUKUK fikri olup bu fikrin kaynagı AHLAKİYATTIR onun için aradan bu menba çıkarılırsa ortada HUKUK ve KANUNUN manası kalmayacağı malum bir keyfiyettir Azıcık okuyanlar dahi bilirler ki. her ilmin bir mevzuu vardır. AHLAK İLMİNİN mevzuu ise Taassuptan kurtulmuş FAZİLETTİR binlerce seneden beri yapılan tecrübelere göre fazilet meselesinde KUDSİYET fikri bulunmadıkça Ahlak sistemleri teessüs edemez. KUDSİYYET keyfiyetine gelince : Oda ancak ALİ KUDRETE inanmak ve muhabbetle hasıl olabilir: bundan dolayı ali kudreti inkar eden bir adamın AHLAKSIZ MERHAMETSİZ olması pek tabii ve mantıki: AHLAKLI olması ise: gayri tabii ve zahiren müstesna bir hallettir. Gerçi bugün şurada burada görülen AHLAKLI dinsizler var isede: lakin bunların hal tercümeleri tetkik edilirse görülür ki: O gibiler gençlikleri zamanında ya DİNDAR Akraba ve Mürebbilerinden yahutta DİNDAR bir çevrenin çenberin tesiri ile AHLAKLI ADAM olmuşlardır. AHLAK NAMI verilen Düstur sistemleri göz önüne alınırsa: Vicdan sahibi olan hiç bir İnsan düşünülemez ki: samimi kalbinde bir takım çirkin hallere ve ahlaksızlıklara karşı büyük bir İĞRENÇ hissetmemiş olsun Bir Anne yavrusunu niçin sever bir peder evladının saadeti için Niye çalışır? İşte bu mukaddes düşünce üzerine kurulu AHLAKİYAT bu sullere pek güzel cevap verip gönülleri mesrur eder MUKADDESATA bağlı olmayan ana çocuğunu kendi varlığının mahsulü olup ondan ileride bir faide umduğu için evladını değil kendi menfaatini sever demektir DİNSİZ Bir baba da evladını büyüsünde kendisine baksın diye sever. İşte böyle iğrenç düsturlarda insaniyete layık ALİ HİSLERDEN acaba bir zerre var mıdır ? Bununla beraber bir ANADA düşünelim ki DENİZE düşen yavrusunu kurtarmak için yüzme bilmediği halde Kendini denize atıyor bağulacağını bildiği halde yavrusunu kurtarmaya çalışıyor ve Yine DİNLİ BİR FAKİR DÜŞÜNÜNÜZ Kİ GÜNLERCE AÇ KALMIŞ İKEN BİN ZAHMETLE ELİNE GEÇİREBİLDİĞİ EKMEĞİ koşarak yavrularına götürürken yolda kendisinden daha aç bir fakiri görünce o ekmekten bir kaç lokmasını o fakire geri kalanını yavrularına ulaştırıp onları besledikten sonra kalan kısmıylada kendi karnını doyurmadan bir zevk duyuyor. Demek ki. AHLAK MUKADDESATA Mukaddesatta ULU TANRIYA bağlı olunca bu gibi ali duygular meydana gelebilir CEMİYET ve HİÜRRİYET FİKRİNİN KANDİLİ IŞIĞI KAYNAĞI herkesce malumdur ki İnsalığın içtiami heyeti homojen bir heyet değildir. Ve olamaz ? KAİNATTA tam manasıyla Eşit hiç bir işletme teşekkül mevcut olmadığı için insanlarda bütün manasıyla eşit olamazlar İNSANLIĞIN istimal ettiği bir sürü esrarlı rumuzlu kelimeler vardır ki: bunların her biri büyük manalar kıymetli rumuzlara havidir. İnsanların TALİH-KADER-TESADÜF diye istimal ettiği bu kıymetli kelimeler tahlil edilirse: Cismen manen muhtelif seviyede yaratılan İNSANLIK her hal ve her hususda MUSAVATA malik olmadını herkes görür ve idrak eder Mesela: biri YUSUF gibi güzel ve şirin-diğeri İFRİT gibi çirkin ve hırçın-biri MELEK gibi ahlaka-diğeri KURT gibi bir tabiata: Biri BÜLBÜL gibi söylemeye-diğeri SÖZÜ anlayamamaya. Biri İLİM VE İRFANA sahip-diğeri AKIL fukarası cehil yuvası bulunuyor. Akıllara hayret veren bu İLAHİ TECELLİ böyle olduğu halde diğer taraftan da dünya hayatından her fert HUKUKAN Eşittir: Yaşayış hakkı mahfuz olmayan fertler muntazam bir hayeti ictimaiye meydana getiremez. Ahengli bir hayat geçiremezler. Denge bozulduğu dakikada hemen ANARŞİ başlar bütün hukuklar çiğnenir huzurlar mahv olur. Mesela hırsızlıkla değil AZİZ isminde bir kimsenin babası çalışıp çabalamakla Azize bir miktar sermaye bırakmış: NACİ isminde bir kimsenin babasıda sefaletle vakit geçirip gitmiş: Aziz babadan kalan sermaye ile günde 100 milyon kazandığı halde Naci on günde ancak 100 milyon kazanabiliyor. Aradan din ve ahlak düşüncesi kafalardan kaldırılır ise: Naciye düşen ilk vazife Aizizn malını elinden almak leşini yere sermek olacaktır Vakıa, Şimdiki halde henüz tamamen DİN VE AHLAK kayıtları üzerine kurulu bir HÜKÜMET yani tedip edici bir kuvvet mevcut olduğu için böyle bir tecavüzden azizin hukuku korunabiliyor Lakin: Bir çevrede ekseriyet ve hükümet DİN VE AHLAK mefhumunu tanımaz olurlar ise: O vakit ANARŞİSTLİK başlar eşitlik namına HUKUKLAR kaldırılır bir çok masum kellelerin kesilmesi hoş gürlür Fakat : Ondan sonra acaba muntazam ve adilane yeni yeni bir HEYET TEŞKİLİ mümkün olabilir mi? Katiyen hayır! Madem ki İnsaniyetin mahiyeti daha doğrusu TABİAT ve KANUNLARI değiştirilip başkalaştırlması mümkün değildir o halde kimler ne derlerse desinle İNSANLIK arasında yine AKILLILAR- budalalar. talihliler-talisizler çalışkanlar-tenbeller: güzeller- çirkinler: Alimler-cahiller gibi sınıflar ayrılacaktır işte bu hakikat güzelce temmül tefekkür olunur ise teslim ederiz ki: Heyeti içtimaiye arasındaki ahengi yalnız DİN ve AHLAK fikri temin edebilir SAADET FİKRİNİN KANDİLİ IŞIĞI KAYNAGI Hayatta her gün türlü türlü meşakkatlere göğüs geren insanların hepsi istikbalde nisbi bir SAADET ve bir rahatlık ümidiyle ağır yükü, bu azim zahmetleri çekmekte pek azı müstesnasıyla insanlar nisbi bir saadete malik olduğu görülmektedir. Lakin bu saadeti meyana getiren şeyi MADDİYAT zannedersek aldanmış oluruz Anın için ilmen kemale erenlerce saadeti hasıl eden şey VİCDAN KANAATİ-MANEVİYAT duygusudur. daha açık bir misal ile denebilir ki: Saadet Din Ahlak mahsulüdür. Dinsizler için: hayatta her an iki büyük azap vardır Mesela: DİNSİZ ZENGİNLERiN koynu koltuğu dolduğu halde: ihtiras cehennemi- karaborsa Spekülasyon vurgunculuk ateşi- açgözlülük elemi. hayatlarını zehirlediği gibi : DİNSİZ FAKİRLERDE teselli hassasından- ümit hayalinden-sabır nimetinden mahrum olup YEİS ÇİRKEFİ içinde bocalar dururlar: bunlardan birincilere: malları uğrunda intihar-ölüm kaygısı. ikincilere: YAĞMEKARLIK-ANARŞİ-HİLE düşüncesi cehennem azabından daha ıztırablıdır. Hayatın son demlerinde DİNSİZLİĞİN NETİCESİ ciddet çok müthiştir : RUHUN CESEDDEN ayrılacağı anında bir dinsizin şaşkın şaşkın bakışını ümiti kesilmiş halini seyredenler onun ne büyük telaşta olduğunu idrak ederler Bir DİNSİZ NAZARINDA insaiyet merhamet- insaf gibi ali sözlerin hiç bir mana ve kıymeti olmamakla beraber dört günlük hayatından sadece iki santim menfaati için binlerce insanı açlıkta öldürmek Bombalarla helak etmek bir zevk ve neşe telakki edilir Özeti:Yırtıcı bir canavara masum bir kuzu nasıl bakarsa : bir milleteki DİNSİZ- AHLAKSIZ bir örgütede: Dinli- Ahlaklı kimselerinde aynı nazarla bakmaları pek tabii bir keyfiyettir |
||
|
||
| ahlak ve ahlaksızlık ayrı.. ama dinsizler kurt değildir.. dinliler de kuzu değildir ![]() bunu birton örnekle açıklayabilir, ispatlayabilirim de. |
||
|
||
| kardeşim oxmemo Allahım Ya Rabbim ! burada işte ben senden iyiyim sen benden kötüsün işte ispatı diye bir durum yok Hakiki Dinli ile hakiki Dinsizin hali neticesi var Adam dindarım der ama onun bir neticesi var adam dinsizim diyor dinsizliğinde bir neticesi var tavrı var şu dinsiz fakat ahlaklı iyi ama onun bir nedeni var dindar bir havayı teneffüs ederek büyümüş yahut dinin başalangıç terbiyesinin üzerinde tesiri var kendi üzerine almış benimsemiş anlatamıyor muyum yaa ... dindar taassupların Dinsiz dedikleride bazen kendi dinlerinin en yüksek adamları olabiliyorlar mesela dinlilerin gözünde dinsiz zannedeilen Nazım hikmet büyük islam adamı mesela meşhur İslam feylosofu Ömer hayyam muazzam büyük islam adamıdır ona hücum eden dindarlara Edipler kahkaha ile gülerler |
||
|
||
| ya olmayan birşeyin neden -siz eki olur ki.. ben anarşistim. dinlerin olmadığını düşünüyorum... ve dinlerin varlığı saçma geliyor. ben dinsiz değilim. dini kabul etseydim. sonrada ondan vazgeçseydim dinsiz olurdum.. yani çok saçma düşünüyorsunuz. idealizm-materyalizm-din aynı şeylerdir... anarşi tamamen bunların dışındadır.. anarşi kısmını iyi araştırmalısınız... | ||
|
||
| beşeriyetin en son peygamberi diyor ki Ey hayal aleminden dolaşanlar olduğunuz gibi idare olunursunuz |
||