SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => İnsan

Konu: tahammül ve sınırları

Sayfa: [ 1 ]

hayrullah67 30.09.2006 01:37:14
tahammül nedir. tahammülün sınırları varmıdır..? ,nereye kadardır, tahammülün sınırlarını insanların  menfaatlerimi belirler...? . Hoşgörülü olmak insanda tahammülü artırırmı..?

son tango 30.09.2006 01:38:28
vardır tabii,ama bu subjectivedir,a ya daha fazla iken b ye daha az olabilir...

hayrullah67 30.09.2006 02:19:05
 Hoşgörülü olabilirmiyiz olamazmıyız? 

 Çoğumuz arkadaşımıza, eşimize, dostumuza vs. kaç kere hoşgörülü olmamızı söylemiştir kim bilir.

Çevremizle ilişkimizi hoşgörü kadar olumlu etkiliyen sihirli kavram herhalde yoktur.

Hoşgörülü olmak nedir acaba? veya hoşgörünün ölçüsü varmıdır?

Bizleri rahatsız eden olayların üzerini bir hoşgörü örtüsüyle örtsek olurmu ? elbette olur ama yine

belli ölçülerde desem hoşgörü cimrisimi olurum sizce.?

Hoşgörünün tanımını yapmaya çalışıyorum ama bu konuda kaynak yetersizliğim var, çeşitli kavramlar

üzerinde bir toplumsal uzlaşı bulunmayışı hoşgörü hakkında net düşünmemi engelliyor.

İşte sorunda burada başlıyor, anaokulundan üniversiteye kadar bize öğretilen evet hayır diye

yetiştirildiğimiz buna paralel olarakta yaşadığımız hayatta doğrular ve yanlışlar arasında bir tercih yapılmak zorunda bırakılan bizler acaba yanlış olanı nasıl doğru olarak kabul edebileceğiz.

Yanlış olanı kabul etmek bence hoşgörü değil sadece görmezden gelmektir.Bu da hoşgörüden ayırmamız gereken bir kavramdır.

Kulağı sağır olduğu için komşusundaki son ses müziği duymayan bir insanın aldırmazlığı,otobüste

ayağına basan kişinin iyi boks yaptığını anlıyan bir kişinin aldırmazlığıda, hoşgörümüdür değildir.

Hoşgörü doğru'nun tek olmayabileceğini, tek olduğu hallerde bile ortak yaşamın ancak uzlaşmayla mümkün

olabildiğini ve bu nedenle de “ortak doğrular”ın “bireysel doğrular” dan daha öncelikli sayılmak gerektiğini anlamış kişilerin tutumuna hoşgörü denir. Ve hoşgörü tahammül ederek değil severek istiyerek benimsenen bir tutumdur.

Sık sık duyduğumuz, “karşı fikirlere de tahammül etmeliyiz” sözleri dahi, hoşgörünün dayanması gereken anlayışı değil her an patlamaya hazır bir tepkiyi anlatmaktır.

Hoşgörü, tahammül demek değildir. Sürekli olarak hoşgörülü olmayı nasihat etmek yerine niçin hoşgörülü olamadığımızı sorgulayan uzlaşmaya hazır bir topluma ihtiyacımız var

Benim düşüncem budur yorumu sizlere bırakıyorum.
ALINTIDIR


Sayfa: [ 1 ]