|
||
| Aliskanliklar,bir halate benzer;her gun bir lifini örer ve sonunda koparamayacak hale getiririz. Horace Mann. |
||
|
||
| o halatın liflerini biz buluruz ama.. ona biz yardımcı oluruz.. |
||
|
||
| Biz hic bir sey bulamazyiz..sadece bulunmuslarla ugrasiriz. | ||
|
||
| Alışkanlık kurtarıcıdır, yaşamın heryönünü kolaylaştırmak için bir icattır. Boşuna "alışırsın, boşver" denmez... Alışkanlığı terketmeye kalktığında bu kolaylığın seni ne kadar kendine bağladığını, ve kopuşun hiç kolay olmadığını anlarsın. Alışkanlık onunla birlikte olduğunda mutlu olan ve sana yardım eden; bırakıp gitmek istediğin yerde yakıp yıkan bir sevgili gibidir... |
||
|
||
| Alışkanlık asla alışamadığım,duydukça içimin daraldığı,hatta nefret ettiğim,tüm silahlarımı kuşanıp kıyasıya yok etmek istediğim o sorunlu kelime. Yaşamın yaşanabilmesi için şart yanları yok mu..işte bunlar bile benle onu barıştıramıyor.Var biliyorum,gerekli bazen biliyorum,hatta kanıksamak-kabul etmek ikilisinden sevgiye de çıkar yolu bazen eh işte onu da biliyorum,ama insanları çoğunlukla üstelik zedeleyerek öyle donduruyor ki affedemiyorum. |
||
|
||
| Alışkanlık sınırlar getirir insana. Bu sınırlar başka bir alışkanlık yaratır. Sınırlara alışır insan bir süre sonra. Alıştığı şeyden vazgeçmeye alışır. Bir kere, iki kere, dörte kere vs. vs... Artık bilincine yansımaz hiç bir şey. Yansısa bile, farkında olsan bile bu yansımamazlığa da alıştığın için önemsemezsin. En kötüsü de ihtiyaç sanarız alışkanlıklarımızın çoğunu. Daha doğrusu alışkanlıklarımızı ihtiyaçlarımız olarak anlatmaya başlarız. En iyi alışkanlık yaşamaktır. | ||
|
||
sigara bir de iz gerisi kolpa...
|
||
|
||
Alıntı Alışkanlık asla alışamadığım,duydukça içimin daraldığı,hatta nefret ettiğim,tüm silahlarımı kuşanıp kıyasıya yok etmek istediğim o sorunlu kelime. aynen katılıyorum.Yaşamın yaşanabilmesi için şart yanları yok mu..işte bunlar bile benle onu barıştıramıyor.Var biliyorum,gerekli bazen biliyorum,hatta kanıksamak-kabul etmek ikilisinden sevgiye de çıkar yolu bazen eh işte onu da biliyorum,ama insanları çoğunlukla üstelik zedeleyerek öyle donduruyor ki affedemiyorum. alışkanlık bir insanın o konuda bitmesidir. artık alışkın olduğu konuda bir uydudan farkı yoktur. alışkınlık yaratan bir tutkudur bir iktidardır. gözleri karartır. hayatı söndürür. |
||
|
||
| yaşamak | ||
|
||
| Alışkanlık anahtarı kopmuş bir kelepçedir diyor Amos Parrish. Bence doğruda diyor. İnsanın değişik yollardan düşünmesi,farklı yeni yollar keşfetmesini de büyük bi ölçüde yok ediyor. gelişmetyi,büyümeyi, daha da iyi olmayı engelliyor. "En iyi yol bildiğin yoldur" yada "aman evladım bildiğin yoldan şaşma" gibi yanlış öğretiler,beyinlerin ilerlemesini,dolayısıylada yeniliği yok ediyor | ||
|
||
| Alışmamak için kendine güvenmek; bilinmezlerden korkmamak zorundasın... | ||
|
||
Alıntı Alışmamak için kendine güvenmek; bilinmezlerden korkmamak zorundasın... Kesinlikle katılıyorum. Alışkanlıklara karşı çıkmak cesaret gerektirir ve bu cesaret iki şekilde olabilir. Birincisi kişinin alışkanlığı yıkma konusunda bir çeşit meydan okuma ya da bilinmezliği ortadan kaldırma düşüncesi gelişmiştir. İkincisi bu durumun bilincine vararak kendisini değiştirmek gerektiğini düşünmeye başlamıştır. Birincisine ilişkin örnekler, daha çok kendisini kanıtlama isteğine bağlı olarak gelişen keşifler ve icatlar için verilebilir. İkincisine ilişkin örneklerde ise, düşünceler üreten aydınların yakılmayı ya da işkenceyi göze alıp bildiklerini söylemeleri söz konusudur. Eğer alışkanlık bir çeşit mutluluk hormonu olarak kabul edilirse, alışkanlıklara karşı çıkmak sürekli olarak kendini yenileme ve değiştirme isteğinin dışavurumu olarak algılanabilir. |
||
|
||
| Alışkanlıkların bütünüyle olumsuz yada bizi körleştiren yaratıcılığımızı körelten, içgörülerimizi engelleyen hayat tavvurumuzu daraltan şeyler olduğunu düşünmüyorum. İnsan çocukluktan itibaren bazı temel alışkanlıkları kazanır sonra da bir daha bunları değiştirmez bırakmaz. Söz gelimi diş fırçalamak, kişisel bakım yapılmasından hoşlanılan bazı şeyler önce alışkanlıklar olarak benimsenirler bir süre sonra da karakterimizin bir parçası haline gelirler. Toplumsal alışkanlıkları ise gelenek olarak adlandırırız. Burada amaç alışkanlık edinmemek yada alışkanlıkları tümüyle ortadan kaldırmak değil toplumsal yada kişisel alışkanlıklarımıza eleştirel bakışımızı yitirmeden, onların esiri olmadan bakabilmektir. Bazı alışikanlıklar kendi kimyamız ile pek de güzel örtüşüyorsa onları değiştirmek neden gereksin. Ayrıca herşeyin değişmek zorunda olduğu bir hayat pek çoğumuz için bir gerilim nedeni de olabilir. Alışkanlıklarımız da pek çok şey gibi ele alınırken genellemelerden kaçınılarak yerine ve oturduğu bağlama göre ele alınırsa hayatımızda oynadığı roller bakımından bir anlam ifade edebilir derim. sağlıcakla, |
||
|
||
| alışmak insanı sınırlar, gelişmesini bi yerde kısıtlarda ondan.. sen dondurma yemeye alışmışsan (ayy canım çekti.. ) sadece dondurma yersin başa şeyleri denemek aklından bile geçmez..buda bi yerde gelişmeyi gemlemek gibi bişidir..yeniliklere kapalıdır alışkanlık alışkanlık kıyas kabul etmez... |
||
|
||
| alıştığım gözler,eller,dudaklar beni kısıtlasın,o ten,o koku kısıtlasın beni... | ||