|
||
| İran'ın Kandil'deki PKK unsurlarını havadan ve karadan top ateşiyle bombaladığı yolunda haberler basında sıkça çıkıyor. Bu doğru mu? Doğruysa İran bu operasyonları neden yapıyor? Doğru... İran'ın PKK ile çatışmasının gerisinde bir dizi faktör var. Bunların başında PKK'nın İran'daki Kürtler arasında da sempati toplamaya başlaması geliyor. Abdullah Öcalan'ın yakalanmasından sonra İran'ın Kürt bölgelerinde pek çok şehir ve kasabada Öcalan lehinde kitlesel gösteriler yapılması, Tahran yönetiminin PKK'ya bakışını radikal bir şekilde değiştirdi. Bir diğer faktör, Öcalan'ın yakalanmasından sonra Türkiye ve Suriye'den kadro bulmakta zorlanan PKK'nın İranlı Kürtlere yönelmiş olması. Ayrıca PKK, son dönemde dünyadaki bütün Kürtleri temsil etme iddiasını daha kuvvetli bir şekilde dile getirmeye başladı. Bu amaçla Kürtlerin yaşadığı her ülkede örgütlenme yoluna giden PKK, İran'ın Kürt bölgesinde de faaliyete geçti. PKK, bu amaçla yaklaşık üç yıl önce İran'da Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK) adında bir örgüt kurdu. Bu örgüt, Kandil Dağı'nın hem İran hem de Irak tarafında konuşlandı. Önemli beklentiler PKK, Kandil'i harekât üssü olarak kullanarak İran kolu olan PJAK aracılığıyla İran topraklarında terörist eylemler düzenliyor. Bu eylemler arasında İran topraklarında karakol baskınları, köy baskınları, korucu birliklerine saldırılar, İran kuvvetlerini pusuya düşürme gibi eylemler sayılabilir. PJAK'ın sınırda Kelaraj, Maku ve Serdej kasabalarına da saldırdığı biliniyor. Tahran'ı son dönemde rahatsız eden bir diğer sorun PKK yanlısı ROJ-TV'nin İran'ın Kürt bölgesinde de izlenmesi ve ilgi toplaması. Yayınlarda da İranlı Kürtlere mesajlar verilmesi Tahran'ı rahatsız ediyor. Önemli bir noktayı daha belirtmek gerekiyor. PKK'nın İran'da eylemlerini artırmasının gerisinde doğrudan ABD'ye göndermek istediği bir mesaj da var. PKK, ABD'nin İran'ı vurma niyetlerini dikkatle izliyor, İran'a yönelik olası bir Amerikan harekâtında bir rol üstlenme amacını taşıyor. İran'a dönük planlama yapan ABD'nin bir şekilde kendisini de bu planlara dahil edeceğini, Ortadoğu'daki büyük oyunda önemli aktör haline gelebileceğini hesaplıyor. Böylelikle ABD'yi yanına çekebileceğini, en azından Kuzey Irak'taki varlığını koruma yönünde güvence elde edebileceğini düşünüyor. İran bombardımanı İran, PKK'ya nasıl karşılık veriyor? PKK'nın kendi topraklarında terörist faaliyet gösterip İranlı Kürtler üzerindeki nüfuzunu artırmasından büyük bir rahatsızlık duyan İran, bir dizi önlem alıyor. Tahran, bu amaçla bölgede PKK ve yan örgütü PJAK'ya yönelik kapsamlı ve ciddi operasyonlar düzenliyor. Operasyonlar zaman zaman sınırda tampon bölge olarak kullanılan kuzey topraklarına taşıyor. İran, Kandil Dağı'ndaki PKK mevzilerine daha çok top mermisi ve katyuşa roketleri atıyor. Ancak İran'ın bombardımanı, örgütün Irak sınırı içindeki kamplarında büyük bir tahribat yaratmadı, bu bombardımandan daha çok sivil yerleşim birimleri zarar gördü. İran'ın bombardımanında bugüne dek 20 dolayında Kürt köylüsü öldü. İran, yaklaşık 20 gün önce Hava Kuvvetleri'ni de devreye soktu. İran sınırı içinde kalan bazı PKK mevzileri İran savaş uçakları tarafından bombalandı. Ancak bu harekât sırasında Irak tarafına da geçip buradaki PKK unsurlarını da bombaladığı biliniyor. Kuzey Irak'taki Kürt yönetimi, bunun üzerine Bağdat'taki Irak merkezi hükümetinden İran'ın protesto edilmesini istedi. Ancak Bağdat'taki hükümet bu konuda sessiz kaldı. PKK'nın parti faaliyetleri Kuzey Irak'ta kısıtlanıyor Barzani ve Talabani, PKK'nın kendilerine alternatif olmaya çalıştığını düşünüyor ve örgüte sınırlamalar getiriyor. Bu nedenle örgütün kurduğu partinin kapatılması için uyarı yapıldı Kuzey Irak'ta faaliyet gösteren PÇDK nedir? Barzani ve Talabani bu örgüte nasıl bakıyor? Kuzey Iraklı Kürtlerle PKK arasında ilişkiler nasıl seyrediyor? PKK dünyadaki tüm Kürtlerin liderliğine oynadığı için Kürtlerin bulunduğu her yerde farklı adlar altında faaliyet sürdürüyor. İran ve Suriye'den sonra Kuzey Irak'taki Kürtleri örgütlemek için Kürdistan Demokratik Çözüm Partisi'ni (PÇDK) kurdu. PÇDK'nın 156 kurucu üyesinin tamamının Kuzey Iraklı Kürtlerden seçilmesi dikkat çekici. Ancak PÇDK, Kuzey Irak'ta yasaklı bir parti konumuna doğru gidiyor. Kuzey Irak'taki Kürt Yönetimi, PÇDK'ya yönelik etkili önlemler alıyor. Barzani'nin başında bulunduğu KDP Yönetimi, PÇDK'nın Erbil'deki bürosunu kapattı. Talabani'nin önderliğindeki KYB'nin etkili olduğu Süleymaniye'de ise PÇDK bürosunun kapatılması için resmi anlamda girişim başlatıldı. Valilik, PÇDK'ya parti binasını kapatması uyarı yazısı gönderdi. PÇDK'nın çıkardığı gazetelerin satışı da engellendi. Örgütün diğer kurumlarına yönelik de ciddi sınırlama getiriliyor. Çıkarlar örtüşmeye başladı Türkiye de hem Barzani hem de Talabani'ye bu partinin faaliyetlerinin durdurulması için sürekli telkinde bulunuyor. Talihin bir cilvesi ki, Barzani ve Talabani de artık PKK'nın bölgede kendilerine alternatif olmaya çalıştığını, bu durumun kendileri için de tehlike yaratacağını düşünüyor. Bir anlamda, Türkiye ile Barzani ve Talabani'nin çıkarları örtüşüyor denilebilir. PÇDK'nın Genel Başkanı Faik Gulpi, partinin faaliyetlerinin serbest bırakılması için Irak mahkemelerinde dava açtı. Ancak kararın değişmesi pek beklenmiyor. Barzani ve Talabani'nin bu örgütle bir teması yok, hatta bölgedeki varlığına son vermek için zaman zaman bu parti üzerinde baskılarını artırıyor. Kuzey Iraklı Kürtlerle PKK arasında geçmişte yakın bir ilişki kurulmasına rağmen 1992'de bu örgüte karşı topyekûn bir operasyon yapılması sonrası ilişkiler koptu. Kürtler, PKK'nın Kuzey Irak'taki varlığının bölgeye ve bağımsız Kürdistan olgusuna zarar vereceğine inanıyor. PKK ile çatışmak istemiyorlar Talabani ve Barzani PKK'nın faaliyetlerinden çekinseler de bu örgüte Kuzey Irak'ta büyük bir hareket sahası tanıyorlar. Burada bir çelişki yok mu? Barzani ve Talabani, PKK'yı Kuzey Irak'tan tasfiye edemez mi? Bu soruyu yanıtlayabilmek için 1990'lı yılların başına gidelim. Barzani ve Talabani, Kuzey Irak'ı 1991 Körfez savaşı sonrasında denetimlerine almadan önce PKK ile yakınlık kurmuşlardı. Ancak PKK'nın Kuzey Irak'ta her ikisine de alternatif bir oluşuma gitmesi iki Kürt lideri de rahatsız etti. Sonunda 1992 yılında Kuzey Irak topraklarında Barzani ve Talabani kuvvetleri ile Türk ordusu üçlü bir ittifak kurarak PKK'ya yönelik kapsamlı bir ortak harekâta giriştiler. Harekât iki ay sürdü ve PKK'ya büyük zaiyat verdirildi. Ancak Türkiye'nin sınır kesiminde çembere alınan PKK'ya Talabani son anda koridor açtı ve PKK unsurlarının İran'ın sınır kesimindeki Zeli kampına geçişine izin verdi. Talabani'nin o tarihteki kararının gerisinde İran'ın baskısının bulunduğu anlaşılıyor. Abdullah Öcalan'ın 1999 yılında yakalanmasına kadar geçen süre boyunca hem Suriye hem de İran, Kuzey Irak'taki PKK varlığını destekledi. Bu iki ülke aynı zamanda Barzani ve Talabani'yi de PKK'ya karşı bir hareketten caydırdı. Öcalan'ın yakalanmasından sonra bu denklem de değişti. PKK'nın İran ve Suriye ile ilişkileri bozuldu. Kuzey Irak'ta Talabani ve Barzani'nin denetimindeki Kürt yönetimi, PKK'nın yayılmacı politikası nedeniyle bugün de örgütten şikâyetçi. Aslında iki lider, büyük bir askeri harekâtı göze alsalar PKK'yı bölgeden tasfiye edebilirler. Ancak her ikisi de PKK ile çatışma istemiyor. Barzani'nin bir süre önce "Kürtler arasında çatışma dönemi bitmiştir" şeklindeki açıklaması bunun en açık göstergesi. Kürt liderler, şu anda bütün enerjilerini Irak'taki iç sorunlara yöneltmiş durumdalar. Kerkük'ün Kürt yönetimine bağlanması ve Kuzey Irak'taki federe yapının güçlendirilmesi her iki liderin de en önemli stratejik öncelikleri. PKK ile çatışma bu öncelikleri altüst edebilir. ABD faktörü Bir diğer faktör ise ABD'nin Irak'ta istikrarsızlık istememesi. Irak, bugün bir iç savaşa sahne oluyor. Bunun tek istisnası Kuzey Irak. Barzani ile Talabani'nin PKK ile çatışmaya girmesi kısmen istikrarlı olan kuzey bölgesini de iç savaşın içine itebilir. PKK'nin İran'daki faaliyetleri PKK, İran topraklarına hareketli birlikler halinde dağılmış durumda. Örgütün, Kuzey Irak'a yakın olan Piranşehir'e bağlı Dole Ayşe bölgesinde büyük bir ana kampı bulunuyor. İran ordusu tarafından bu kampa etkili operasyonlar düzenlenmesi üzerine örgüt araziye yayıldı. Örgütün ayrıca Hakkâri'nin Yüksekova ile Van'ın Başkale ilçesi karşısına düşen İran topraklarındaki Kelareş, Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesi yakınlarındaki Mako kentinin dağlık Zambat bölgesi, Yüksekova ile Şemdinli ilçelerinin karşısına düşen Şehidan bölgesi, Kuzey Irak'ın Zeli bölgesi karşısında yer alan Mahabat kentinin Serdeşt bölgesinde hareketli silahlı unsurları mevcut. İran geçmişte PKK'yı Türkiye'ye karşı kullanıyordu PKK ile İran arasındaki ilişkiler geçmişte de bugünkü gibi sıkıntılı mıydı? Hayır. Geçmişte İran, tam tersine Türkiye'yi rahatsız etmek için PKK ile yakın bir ilişki içindeydi, PKK'yı Türkiye'ye karşı kullanıyordu. O kadar ki, Abdullah Öcalan'ın yakalanmasından sonra örgütün silah bırakması İran yönetiminin tepkisini bile çekmişti. PKK'nın eski yöneticilerinden Osman Öcalan, daha önce yaptığım bir görüşmede, bu kritik noktada İran'ın kendilerinden Türkiye'ye karşı silahlı eylemleri sürdürmelerini istediğini, kendileri bunu kabul etmeyince ilişkilerin gerildiğini ileri sürmüştü. Türkiye'nin baskısıyla daha önce PKK'ya yönelik operasyonlar yapan İran rejiminin, geçmişte bu operasyonları önceden örgüte haber vererek kaçmalarına yardımcı olduğu PKK çevrelerinde sıkça dile getiriliyor. İlişkinin seyri değişti Ancak, PKK'nın İran'daki Kürtleri örgütlemesi ve Tahran'daki rejim için tehdit oluşturmaya başlaması üzerine PKK ile Tahran arasındaki ilişkilerin bütün seyri değişti. Önemli bir nokta da şu: PKK, geçmişte İran'a ülkesindeki Kürtler arasında faaliyet yürütmeyeceği hususunda güvence vermişti. İran da bu güvence karşılığında PKK'nın Türkiye aleyhindeki faaliyetlerine göz yumuyordu. PKK'nın strateji değişikliğiyle İran'daki Kürtler üzerinde çalışmaya başlaması her şeyi altüst etti. İran, iki yıldan bu yana PKK'yı hedef alan ciddi anlamda kapsamlı operasyonlar yapıyor. İran, bu çerçevede Türkiye ile de yakın ve etkili bir işbirliği yürütüyor, ortak operasyonlar için çabalarını artırıyor. Ancak İran'ın tüm bu önlemlere rağmen örgütün lider kadrosu ile zaman zaman temas kurduğu da sır değil. Görüşmelerin örgütün İran'a yakın durmaya çalışan ismi olan PKK Yürütme Konseyi üyesi Cemil Bayık üzerinden sürdürüldüğü konuşuluyor. Daha önceki dönemde İran ile PKK arasındaki irtibat noktası Abdullah Öcalan'ın kardeşi Osman Öcalan'dı. Kandil'de operasyon zor Bölgenin coğrafi özellikleri ve örgütün yerleşme biçimi dikkate alındığında, yapılacak askeri bir operasyonun başarı olasılığı nedir? Arazinin dağlık yapısının, özellikle muhtemel bir hava harekâtını engellediği doğru mu? Bölgenin coğrafi özellikleri, arazinin geçit vermez dağlarla çevrili olması nedeniyle bölgede yapılacak bir askeri harekâtın başarıya ulaşabilmesinin önünde çok ciddi güçlükler var. Dağların engebeli ve ormanlık olması hava operasyonunun etkisini önemli ölçüde azaltır. Bunun yanında, örgütün, en şiddetli bombardımana göre inşa edilmiş dayanıklı özel sığınakları var. Ayrıca dağdaki mağaralarda da muhtelif düzenlemeler var. Bölgedeki dağlık alanları çok iyi tanıması örgüte önemli bir avantaj sağlıyor.” *Milliyet gazetesi/09/07/2006/ Kuzey Irak gerçekleri / 2 NAMIK DURUKAN |
||
|
||
| pkk ve ıraklı kürt örgütleri arasında doku uyuşmazlığı var. ıraklı kürtler feodal yapıya yaslanıyor.. dolayısıyla aşiret kültürü ile besleniyor. halbuki her ne kadar değişmeye çalışsa da pkk daha evresel bir söyleme sahip. harcında sol içerik var. .. amerikanın kültür unsurlar üzerinden kendi çıkarlarını gerçekleştirmeye çalıştığı açık. geçmişte talibana destek veren amerika birden dirsek göstemiş göründü. benzer durum pkk için de muhtemelen gerçekleşebilir. ama ıraklı kürt gruplar üzerine politikasını değiştreceğini sanmıyorum. afganistanda yarattığı yönetim ne ise benzeri ıraklı kürtler için olacaktır. ıraklı kürtlerin pkk yı benimsemekte zorlanmaları çok normal. |
||
|
||
| Vatansızlık ne kötü... Kürtler arasında yükselen değer sadece milliyetçilik olsa idi, bugün daha farklı yerlerde olurlardı. Tabi ki pkk ve Irak'ta ki aşiretler birbirini gözetmiyorlar, Pkk'nın Türkiye'de de bir yandan Türk askeriyle, bir yandan aşiret reisleriyle çatıştığını biliyoruz. Orada da bu duruşlarından vazgeçmediklerine göre uzlaşmaları mümkün değil. İran Kürtlerin ise hareket alanı bulmaları mümkün değil gibi gözüküyor. Çünkü orada yapılan halk devrimi çok özel bir devrim, ve kendilerini devrimi korumaya adamış bir sürü insan var. Kolay kolay sarsılacaklarını ve böyle şeylere prim vereceklerini pek sanmıyorum. Ama ne olursa olsun gözyaşının rengi olmaz, bütün ölümler benim insanmlık onurumu incitiyor... |
||
|
||
| Vatansızlık ne kötü mü? Kürtler Vatansız değildir Kürtler bizim kardeşlerimzidir ve bizim kadar da onlarındır bu ülke bazı hatalar yapılmıştır o hatalar düzeltilip gönülleri alınmalıdır sadce türkiyedeki kürtler değil şu anda amerika israil yörüngesinde hareket etmekte olan kürtler de kardeşlerimizidr Şu anda kurulacak bir kürt devletinin sağlıklı yüryen bir devlet olamaıycağını kesinlikle uzun iç svaaşlar dönemi yaşaycağını belki dış savaşlarda yaşayacağını görmemk için kör olmak bile bahane olamaz Daha fazla bölünmemeli ortadoğu Yönetimdeki krallar,diktatörler in halliyle amerikan güdümünden kurtulmalı amerikanın satranç tahtası olmayacağımızı belirtmeliyiz Dünya insaları Kardeştir AMA Ortdoğu insanı daha bir kardeştir Ortadoğuda yaşayan her milletin kendi dilini konuşabildiği kendi dini,ni çocuklarına öğretebidliği mezhepsel çatışmaların olmayacağı eğitim seviyesine ulaşmış insanların bir arada yaşayabilceği düzen ler ütopya değil Tek Formül var Okumak düşünmek düşünmek düşünmek amerikaya iyi bir tekme atmak için her gün sağ ayklarımıza taktığımız ağırlaklarla 15 km yürümektir(solak olan arkaşlar sol ayaklarına takabilirler) Bu nedenle Ortadoğuda kardeşliği zedeleyecek her türlü oluşma iyi bakmıyorum (anti semitizm de dahil olmak üzere) insanız şakayla karışık deyimlerin kullanılması bile rahatszı edici olmuyorsa biliniz ki siz faşist amerikan politakalarının yürütülmesinde bir piyonsunuz uzun uzun düşünemden ayzıdm şu anki duygularım bu minval üzere yarın farklı şeyler yazramıyım bilmiyorum |
||
|
||
| vatan yaşadığın yerler ise vatansızlık cümlesi nereden geliyor? kürtler kendi vatanlarında yaşıyorlar...demek istediğin devletsizlik ne kötü ise buna lafım yok.ama zaten hiç bir zaman devlet olmamışlar için bununda pek acı tarafının olduğunu sanmıyorum..ki oralarda devlet oluşturursan izmir,istanbul vs. için pasaport gerecek,bu minval üzerine bi referandum yapılsa allahaşkına kaç tane kürt bunu kabul eder ya ?? türkiye üzerine oynanan oyunlara 5_10 ooo kürt hayalperestlikleriyle alet oluyor,bizlerde burda vatansızlık ne kötü değil mi diye romantik ahkamlar kesiyoruz ... ... |
||
|
||
| "siz faşist amerikan politakalarının yürütülmesinde bir piyonsunuz " lafı bana mı sayın sapiens. | ||
|
||
Alıntı ama zaten hiç bir zaman devlet olmamışlar Son Tango, Mahabat Kürt Devletini araştırabilirsin. |
||
|
||
Vatansızlık ne kötü mü? elbette kardeşiz... ama bu devlet onları görmezden geldi... doğuda canlar yakıldı....masum çocuklar öldürüldü... tsk nın ve bu devletin yanlışları çoktur.... onlara bi kürdistan verdik diyelim ki..bence çözüm olmaz.... savaş daha da artar gibi geliyor bana... bence yapılması gereken onlara haklarını vermek ve onları katletmek,vatanlarından sürmek yerine özgür bi oratam sağlamak... önce şu okuma oranını bi arttırın bakalım... bi sarılın hele doğudaki kürtlere.... o zaman onlar pkk ya kayarlar mı??? önce bi uyanın bakalım ... türk milliyetçiliğini bi bırakın bakalım neler oluyor?Kürtler Vatansız değildir Kürtler bizim kardeşlerimzidir ve bizim kadar da onlarındır bu ülke bazı hatalar yapılmıştır o hatalar düzeltilip gönülleri alınmalıdır sadce türkiyedeki kürtler değil şu anda amerika israil yörüngesinde hareket etmekte olan kürtler de kardeşlerimizidr Şu anda kurulacak bir kürt devletinin sağlıklı yüryen bir devlet olamaıycağını kesinlikle uzun iç svaaşlar dönemi yaşaycağını belki dış savaşlarda yaşayacağını görmemk için kör olmak bile bahane olamaz Daha fazla bölünmemeli ortadoğu Yönetimdeki krallar,diktatörler in halliyle amerikan güdümünden kurtulmalı amerikanın satranç tahtası olmayacağımızı belirtmeliyiz Dünya insaları Kardeştir AMA Ortdoğu insanı daha bir kardeştir Ortadoğuda yaşayan her milletin kendi dilini konuşabildiği kendi dini,ni çocuklarına öğretebidliği mezhepsel çatışmaların olmayacağı eğitim seviyesine ulaşmış insanların bir arada yaşayabilceği düzen ler ütopya değil Tek Formül var Okumak düşünmek düşünmek düşünmek amerikaya iyi bir tekme atmak için her gün sağ ayklarımıza taktığımız ağırlaklarla 15 km yürümektir(solak olan arkaşlar sol ayaklarına takabilirler) Bu nedenle Ortadoğuda kardeşliği zedeleyecek her türlü oluşma iyi bakmıyorum (anti semitizm de dahil olmak üzere) insanız şakayla karışık deyimlerin kullanılması bile rahatszı edici olmuyorsa biliniz ki siz faşist amerikan politakalarının yürütülmesinde bir piyonsunuz uzun uzun düşünemden ayzıdm şu anki duygularım bu minval üzere yarın farklı şeyler yazramıyım bilmiyorum
|
||