|
||
| aşağıdaki mesaj bir mailden alıntıdır. Mutlaka aklinizda bilmeniz gereken bir olaydan bahsedecegim. Bundan Yaklasik 1.5 yýl önce esim çok ciddi bir bas dönmesi yasadi. Aylarca sürdü. Bas dönmesi o kadar kötüydüki oturdugu yerden yere düsüyor. Tv ile izleyemiyor hicbir seyi okuyamıyor. Tekbasina yuruyemiyordu. Hatta uyukusunda bile yataktan dusebiliyordu. Ruyasinda bile basinin dondugunu söyledi. Bu bas donmeleri sonucunda da surekli kusuyordu. Bir sürü farklı doktor gezmemize ragmen care bulamadilar. Tum doktorlar klasik 1-2 bas donmesi ilaci verdi o kadar. Ama hicbiri care olamadi. Sorun 2-3 ay sonra bas donmesi gecerek tekrar eski haline geldi. Sonra cok arastirdim. Neden boyle olmustu ?. Sonra bunu bulmayi basardim arkadaslar. (google sagolsun) Problem GREYFURT idi. Esim hasta olmadan 1 hafta once cok agir grip olmus ve doktor bir suru ilac yazmisti yaninda da Greyfurt suyu icmisti C vitamini takviyesi diye. Grip gectikten sonra da bu bas donmeleri baslamisti. GREYFURT icilen ilaclarin karacigerde parcalanip atilmasini engelleyen dunya daki tek meyveymis. Boylece greyfurt ile ilac aliyorsaniz ve ilaca 1 hafta boyunca devam ederseniz tum ilaclar sanki bir kere de yutulmus gibi vucutta duruyormus. Bu ilaclarin turune gore olumler bile olabilmekteymis. Biz Bas donmesi ile kurtardik. Sizlere de bu uyariyi yazmak istedim. Birkac yerde bununla ilgili mesajlar gormeye basladim ama cogu insan hala bilmiyor. |
||
|
||
| vay beee.... nerden bilinebilirdiki..... zaten insanın o acı meyveyi nasıl yediğini aklım almıyo..... | ||
|
||
| Her ilacın bir farmakokinetigi vardır . Bu farmakokinetik ilacın vücut fonksiyonlarında ne zaman max. derişim düzeyine ulastıgını , kaç saat sonra parcalanıp vücuttan atıldıgını gösterir bize. Greyfurt yazıldıgı ve anladıgım kadarıyla ilacın yarılanma omrunu ınhıbe edıyor yukarıdakı yazılara gore . Merak ettim şimdi. Arastıracagım bu konuyu. Bilmemek ayıp degil öğrenmemek ayıp
|
||
|
||
| abi çok ilginçmiş ya bu, konu gündemden düşmesin, göz önünde dursun diye yazdım. malum önümüz kış, ilaç mevsimi... | ||
|
||
| Greyfurt aynı etkiyi penisilin grubu antibiyotiklerde de gösteriyor. Kullandıgınız ilaçlardan örnekler Augmentin - Amoklavin ( Amoksisilin müstahzarları ) Alfoxil |
||
|
||
| c vitaminini demek ki bu meyvadan almayacağız. peki en iyi c vitamini kaynaı nedir? mesela yeşil biberin portakala göre çok daha fazla c vitamini içerdiğini duymuştum ? |
||
|
||
| maydanoz ve kivinin de adını biberle birlikte sayıp, Asturias'tan c vitamini kaynağı konusunda bilgi bekleyelim. | ||
|
||
| ben mümkün olduğunca ilaç kullanmam. kendimce zora düşersem uyguladığım bir maydanoz salatam var: limon, maydanoz ve soğanı karıştırıp üzerine de acı biber serptin mi mükemmel bir ilaç olur
|
||
|
||
| bu karşımı soğuk algınlığı, öksürük v.b. hangi durumlarda kullanıyorsun? benim de öksürük olduğunda uyguladığım toz zencefil - bal (bazaen karabiber de ekleniyor) karışımım var, bana yararı oluyor. |
||
|
||
| soğuk algınlığına bağlı mikrobik olaylarda yapıyorum. | ||
|
||
en iyisi isveç şurubu derim ben de, her derde deva. yok yok bu sefer kesin pis azar işitcem astruias' tan
|
||
|
||
| C vitamini vücutta depolanmayan bir vitamindir. Yani fazlası idrar ve feçesle atılır. Yediğimiz pek çok gıdada da C vitamini yeterli olçüde , günlük ihtiyacımızı karsılayacak biçimde var. Bu sebeple c vitamininin hangi besin maddesinde fazla olduguna ait soru bence cok önemli degil. Ancak Deniz abi sordugu için kivinin oldukca fazla C vitamini içerdiğini söyleyebiliriz. Gelelim soguk algınlıgı muhabbetine Arkadaslar belki aldıgınız o bitkinin içtiginiz cayı kanserojen Belki böbrek ve karaciger toksisitesi yapıyor. Belki vücutta birikiyor Belki vücutta hayati olan bir enzim yolagını inhibe ediyor. Kısacası etken maddesinin ne oldugunu ve ne ölçüde doz içerdiğini bilmeden o çayları içmek baan pek mantıklı gelmiyor. Örnek verelim Keten tohumunun Eczanelerde bitki ekstresi olarak bulunuyor. Fakat bu sürece geleseye kadar toksisite ve faz çalışmaları ... gerekiyor. Keten tohumu sarı renkli dıs kabugu dikenli bir tohum ve bu dikenli dış kabuk yenmeden önce ayrılması gerekiyor. Eczanedeki preparat bu işlem yapıldıktan sonra piyasada. Aktarda gördüm geçen gün camının önünde. Kahverengi keten tohumu. 1-) Sakın ola almayın onu . Kaynatarak boyar maddesi değişen keten tohumu kanserojeniktir. 2-) Dısındaki dikeni bilen aktarlar onu öğütmeye calısırken yarım acık hale getiriyorlar. O halde bulunan tohum barsak kanamalarına sebep oluyor... Kısacası böyle... Ancak yine söyleyelim. Tilia Cordata yani ıhlamur göğüs yumusatıcı etkiye ada cayı ise antiibakteriyel etkiye sahip. Bilginize... |
||
|
||
| Çok teşekkürler Asturias... Özellikle keten tohumu ile ilgili söylediklerin çok ilginç. Marketten alıp kullanıyordum ben...Almamam gerekiyormuş meğer... Ada çayı ise benim soğuk algınlığında çok kullandığım bir bitki. Verdiğin bilgiler için sağol. |
||
|
||
| ya bır gun gelıyor domates kansere suna buna ıyı gelıyor dıyorlar bır gun gelıyor zararlıymıs dıyorlar.ben artık hıcbıseye ınanmıyorum.sadece kendı vucdunu test ettırıp neye ıhtıyacın var bakıp ona gore bı bıtkısel dıyet uygulamayı mantıklı buluyorum.kımıne zararlı gelen adacayı kımıne ıyı gelıyor.eskıden genellemeye uygun bır halktık ama artık degılız.beslenme seklımız degıstı buna gorede ıhtıyaclarımız.bugun cok yararlı oldugu tartısılmaz engınar gun gelıcek ölüm sebebi olacak belkı kımbılır.zaten bu isviçreli bilim adamlarının işi gucu yok bunlarla ugrasıyolar neymıs domates hapı yapmıslar e kardesım bız domatesı nasıl satıcaz o zaman bızde yemek kulturu var öle kasıga dolu dolu gelecek e domatesı buldunuz salatayıda bulun bı kasıkta bır suru hap hemde yag yok.oldu canım biz onu yaglar lımonlarız hap olsada pehhh | ||
|
||
| Lycopersicon lycopersicum Günümüzdeki çok önemli bitkilerden biridir. Domates meyvası C,A ve B vitaminleri ve anorganik maddeler içerir. Domates suyu 2-3 damla limon suyu ile cilt temizleyici olarak kullanılabilir. Bazı cilt kremleri yapılır... Devamı için... Öncelikle dünyada gerçekten insanların güvenebilecegi monograflar ve farmakopeler var. Bunları arastırarak hem siz hem de bir nebze olsun halkımızın bir kısmı daha bilinçlenebilir. http://www.phytotherapies.org/monograph_index.cfm Burada latince isimleriyle bir kısım bitki yer alıyor. Eger biraz etrafınızda internette eşelenirseniz bunların türkçe latince bitki adları çevirilerini bulursunuz. Önemli güvenebileceginiz kuruluşlar --------------------------------- FDA ( Dünya Sağlık Örgütü) ESCOP Monografları Uluslararası Bilimsel makaleler ( Özellikle ESCOP ve FDA size çok bilgiler katar. Sadece biraz ingilizceniz olmalı. ) İnsanlarımızı malesef bu konuda bilinçli değiller. Fitoterapi Avrupada tıp fakültelerinde zorunlu derstir. Fitoterpide öyle al nane yi kaynat da yoktur. Alırsın Eczanenden preparatını der işte prospektüsünde her kullanımda su kadar gram kullanmalısın su kadar gramında şu kadar etken madde var der. Geçen sene Almanyada fitoterapi ilaçlarının reçete edilme sıklıgı %60 civarında belirlendi. Türkiyede şu an %0. NEdeni suistimale açık . Bu işi bilenler sadece eczacılardır. Bu işin Farmasötik Botanik dersi ile 1 yıl sonrasında Farmakognozi dersiyle 2 yıl yani toplam 3 yıl dersini almaktadırlar. Ancak doktorlarımızın bilimsel bitki tedavileri ( fitotearapi) hakkında hiç bir dersleri tıp fakültesinde almadıklarını görüyoruz. Olayın acı yönü bu. Bir eczacı bitkisel yani etken maddesi bile belli olan ilacı ( fitoterapötik ilacı ) raflarında bulundurmak için 4 sene sonrasında birde fakültesinden fitoterapi sertifikası almak zorunda. Oysa aktarlar hiç bilmedikleri halde paldur küldür bu kansere iyi gelir bu zayıflatır diye satıyorlar. Kardeşim ne kadar içecegini nerden biliyon. Her bitkinin içinde standart etken madde mi var... İşte tüm sorun burda. Bizi izlemeye devam edin... ( Not: HEr bitkinin oldugu gibi domatesinde fazlası zarar ve toksik etkileri var. ) |
||