SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => anarşist PRATİKLER

Konu: farklı bir şehit cenazesi

Sayfa: [ 1 ]

Aşk&Nefret 04.09.2006 11:06:08
*********************
Hakkari'nin Çukurca İlçesi'nde şehit düşen asteğmen Zeki Burak Okay için bugün Bursa'da cenaze töreni düzenleniyor. Şehit asteğmenin ölüm haberini tatilde öğrenen ve isyan eden annesi Neriman Okay, bugünkü cenaze töreninde güçlükle ayakta durdu.

Acılı anne, “Yavrumun öldüğünü tatilde mi öğrenecektim? Ben oğlumu asker olsun diye okutmadım. Yavrumu en iyi okullarda okuttum. Zorla askere aldılar. Oğlum sinek bile öldüremezken, ‘insan öldürsün’ diye dağa çıkardılar. Oğlum şehit değil, ‘pisi pisine öldü.

Hakkımı helâl etmiyorum'' diyerek dile getirdi. Eşinin yanından ayrılmayan Sezai Okay ise, “Vatan sağolsun' demiyeceğim'' dedi.

‘OĞLUM ŞEHİT OLMADI’

Evinin önüne toplanıp slogan atan grubu, “Şehidin babası var, size konuşmak düşmez'' diyerek susturan Sezai Okay, “Şehitliğiyle övünmeyelim. Benim oğlum Anafartalar'da, Çanakkale'de savaşmadı. Benim oğlum şehit olmadı. Oğlumu ne idüğü belirsiz savaş denilen bir olayın içine soktular'' diye konuştu.

http://istanbul.indymedia.org/news/2006/09/143218.php

04.09.2006 11:10:50
Bunu kime bırakalım?
 
Gene yedi çocuk gitmiş... Bir üsteğmen, iki asteğmen, bir uzman çavuş, üç de er... Yedi şehit. Gene yürek paralayıcı görüntüler, bayrağa sarılı tabutlar, kanı yerde kalmayacaktır nutukları.

Ancak bu kez ağlaşanlar köylü kadınları değil, gözlüklü, tayyör-etekli, şehirli kadınlar.

Çocuklardan biri bilgisayar mühendisiymiş, öteki de bilgisayar programcısı. Birinin anası, 'vatan sağolsun demiyorum' diyor ve ekliyor: 'Devlet benim oğlum için hiçbir şey yapmadı, o koşarak askere gitti ancak devlet ne çelik yelek ne de zırhlı araç verdi, bunları çok gördü...'

Ötekinin anası da, 'yavrumu en iyi okullarda okuttum, zorla askere aldılar' diyor, 'oğlum sinek bile öldüremezken insan öldürsün diye dağa çıkardılar... Oğlum şehit değil, pisi pisine öldü! Hakkımı helal etmiyorum!'

Umarım Ahmet Kekeç'in deyimiyle 'kerinçli ya da kerinçsiz' bir işgüzar gayretkeş çıkmaz da, evlat acısıyla yüreği yanan kadıncağızların başlarına bir de adliye koridorlarında sürünmenin yorucu sıkıntısı çökmez...

Evlat acısını çok ufacık bir ucundan tattım, kedim öldü de günlerce karalar bağladım, Allah en acımasız düşmanımın başına vermesin.

Fakat bir şeyin farkında mısınız?

Geçenlerde de gene bir şehit anası 'vatan sağolsun dememişti'...

Dese de demese de eskiden necip matbuat öyle yazardı ya, şimdilerde bu konuda palavra üfüremiyor... Bu konu, futbol hocalarının ya da film oyuncularının ağzından 'şiş kebapla rakıya hayran kaldım, Boğaziçi de çok güzel' gibilerden dangalak asparagasları uydurmaktan daha nazik. Çapsız basın bile aklını başına devşirmek zorunda kalıyor.

Vatan sağolsun demeyenler, devleti suçlayanlar artıyor...

Yok, bu, 'sıkıysa Lübnan'a başbakanın oğlu gitsin' gibilerden bir zevzek muhalefeti değil. Bu daha ciddi, daha vahim bir gelişme.

Bu tepki, meslek sahibi şehirlilerde gözleniyor. Dikkat edin, şehit olan çavuşla erlerin ailelerinden tık yok, ya da onlara duygu ve düşüncelerini soran yok. Eskiden olsa 'acı var mı acı' diyecek bir zibidi çıkardı mutlaka, artık onların ölmeleri doğal karşılanıyor.

Acaba Çetin Altan'ın deyimiyle 'köylü çocuklarını ölüme göndermek' mubah da, iş şehirlilere gelince mi cortluyor?

Köylü canı kıymetli değildir de şehirli canı öyle midir? Ölen çocuk koyun çobanıysa olay tevekkülle karşılanır da bilgisayar mühendisi olunca mı kendisine yazık olur?

Birileri savaştan bıktı.

Köylünün bıkacak bilinci yok, nereye göndersen gidiyor da, şehirli yoruldu.

Fakat o da şimdilik 'artık bu terör bitsin' lafının ucunun nereye dokunacağının farkında değil. Teröristler 'bak analar üzülüyorlar, şunu bitirelim' demeyeceklerine göre...

Yani daha mı sertleşelim? Ateş İran'dan açılmış, Irak'a giremedik, oraya mı girelim?

Peki 'ordumuza çelik yelek dağıtılsın, bunun için para toplansın, haydi Türkiye pamuk eller cebe' kampanyası düzenleme türünden haybeci esnaflığı bu sorunu çözer mi?

Acaba şişi de kebabı da yakmadan iki tarafa da göz kırparak yapılan ve de reklamı tam sayfa edilen bezirgan kolaycılığı mı çözer?

Ne yapalım, şehirlilerde bürokrasiye karşı oluşan bu tepkiyi sosyologlara mı, psikologlara mı, yoksa başımıza dert almamak için hep yaptığımız gibi gene tarihçilere mi bırakalım?

Engin ARDIÇ

deniz 04.09.2006 11:12:38
ölen arkadaş asteğmenmiş.
hayatını okuyarak medeni bir yaşam sürmek üzere programlamış birini sen al eline silah ver ve tehlikenin içine gönder.

babayı taktir etmemek mümkün değil.

04.09.2006 11:25:32
eğer vezirini kullanmayacaksan piyonlarını göndermenin hiçbir anlamı yok.... malesef yapılan tek şey bu.... insanlarla satranç oynamak, taşlarla deil...... güya biz gençler bu vatanı kalkındırıp geliştircez...... sanırım Atatürkün sözleri yanlış yorumlanmış olsa gerek...... biz hedeflerimiz doğrultusunda bu ulusa yardım edebiliriz.... eğitimimiz doğrultusunda gelecek hayalleri kurduktan sonra piyon olarak bu ulusa zerre kadar yararımız olmaz..... sözlerim yanlış anlaşılmasın...... şimdi istesinler bu vatan için canımı vermek için bir dakika tereddüt etmem....... ama şu an doğuda olanlar bir savaş değil...... iktidardakilerin ne üzerine kurdukları belli olmayan garip bir strateji......

deniz 04.09.2006 11:27:44
vezir piyon benzetmesi güzel olmuş da bir de satrancı kimin oynadığını bilsek.

belki de her iki tarafın oyuncusu da aynıdır Wink

04.09.2006 11:37:02
kazanan belli artık.....

GAME OVER...........

sosyalbella 14.06.2008 13:16:17
*********************
Hakkari'nin Çukurca ...
afro


Sayfa: [ 1 ]